Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/6340 E. 2024/12891 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6340
Karar No
2024/12891
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2009 E., 2019/929 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2017/270 Esas, 2018/299 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2018/2009 Esas, 2019/929 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin fıkrasının hükümden çıkartılması ile yerine "Örgüt mensubu olan sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, TCK'nın 58/9. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," yazılması suretiyle sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; 1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 3. Sanığın ByLock kullanmadığına, 4. İtirafçı beyanının hükme esas alınmasına rağmen duruşmada tanık olarak dinlenmemesinin savunma hakkının kısıtlanmasına sebep olduğuna, 5. Teşdit gerekçelerinin hukuka aykırı olduğuna, 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması haricinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, istinaf kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan başka dosya şüphelileri ..., ... ve ... ile temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan başka dosya şüphelileri ..., ... ve ...'ın ifade ve teşhis tutanakları ile sanığa ait olduğu yönünde değerlendirme yapılan ... ID nolu ve ... ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması ile beyan ve teşhisleri gönderilenlerin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması sonrasında sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 2. Dosya kapsamına göre kurulan mahkumiyet hükmüne esas alınan, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından, belirleyici delillerden olan tanık İsa Saka'nın beyanlarının doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun’un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve Anayasanın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması ile dinlenilmesi gerektiği gözetilmeden şüpheli beyanı ile yetinilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2018/2009 Esas, 2019/929 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/6340, K. 2024/12891, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-6340-e-2024-12891-k-701114c88b9f