Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/5031 E. 2025/4791 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5031
- Karar No
- 2025/4791
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/930 E., 2020/379 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, âdil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine, diğer sanığın atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında sanık aleyhine somut, her türlü şüpheden uzak, inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, diğer sanıkların atfı cürüm niteliğindeki beyanları hükme esas alınarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 17.03.2018 tarihli olay yakalama tutanağına göre, sanıkların aynı gün çalınan başka hırsızlığa konu araçlar ile birlikte şüphe üzerine kolluk tarafından saat 15.10 sıralarında yakalandıkları, kolluk ifadelerinde henüz şikâyetçinin herhangi bir başvurusu olmadan önce suça konu şikâyetçiye ait aracı çaldıktan sonra arızalandığı için Altınoluk tarafına yol kenarına bıraktıklarını söyledikleri, şikâyetçinin kolluk ifadesine göre aracının çalındığından aynı gün saat 15.30'da kolluğun kendisini araması ile haberdar olduğu ve aracın Altınoluk Mahallesi, Seher Bulvarı'nda kolluk tarafından hasarlı olarak bulunduğu, bu itibarla; sanıkların henüz şikâyetçinin herhangi bir başvurusu olmadan önce şikâyetçiye ait aracı çaldıktan sonra terk edip bıraktıkları yeri (Altınoluk Mahallesi) göstermek suretiyle aracın hasarlı olarak iadesini sağladıkları, 17.03.2018 tarihli teşhis, takdiri kıymet ve teslim tutanağına göre de araçta 3.000 TL hasar olduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/4. maddesi uyarınca şikâyetçiye kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakati sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında hükmolunan cezalardan aynı Kanun'un 168/1. maddesi gereğince indirim yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.