Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/36797 E. 2023/1321 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/36797
Karar No
2023/1321
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/230 E., 2021/158 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2019 tarihli ve 2017/830 Esas 2019/263 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 üncü ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.10.2019 tarihli ve 2019/1417 Esas 2019/635 sayılı Kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2019/11682 Esas, 2020/4081 Karar sayılı ilamı ile özetle; Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine. Ancak; a-Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan makul suretle ayrılmak yerine teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, b-Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında sadece TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 ncı maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine'' karar verilmiştir. 4.Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 09/06/2021 tarihli ve 2020/230 Esas, 2021/158 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3 üncü ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 5 ay 7 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; ByLock delilinin hukuka aykırı şekilde elde edildiği, ByLock içeriklerinin bulunmadığı, ByLock kayıtlarının çelişkili olduğu, sanığın Bank Asyaya ilişkin bilirkişi raporu bulunmadığı, sanığın örgüt liderinin talimatından önce bankada hesabının bulunduğu, Veri İnceleme Raporunun gerçek dışı olduğu, raporun doğruluğunu ortaya koyan tanık beyanı bulunmadığı, delil kabul edilmemesi gerektiği, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin hukuka uygun olmadığı belirtilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın emniyet mensuplarına örgütün motivasyon ve adam devşirme aracı olarak kullandığı sohbet adı altında toplantılar düzenlemesi, emniyet teşkilatı mahrem imam yapılanması içinde olması, örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock uygulamasını aktif ve yoğun bir şekilde kullanmış olması, sözde örgüt liderinin talimatıyla örgüte müzahir Bank Asyaya para yatırması, hesap açması, örgüte müzahir kurumlarda çalışması, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna uyduğu ve sanığın bu suçu işlediği belirtilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; hesap açma tarihinden itibaren Bank ... hesap dökümlerinin tamamına ilişkin olarak uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılıp örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankacılık işlemi yapılıp yapılmadığı hususunda denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun rapor alınmasından, b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edildiği gözetilerek; ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun istenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2021 tarihli ve 2020/230 Esas, 2021/158 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/36797, K. 2023/1321, T. 15.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-36797-e-2023-1321-k-d516e557370f