Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37264 E. 2024/6802 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/37264
- Karar No
- 2024/6802
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/276 E., 2016/420 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Adana 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/276 Esas, 2016/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci ve 62 nci maddesi, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; olay sırasında görevli polis memurlara gerçek kimliğini beyan ettiğine, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, somut olayda teşdit nedenlerinin mevcut olmadığına, Mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Hakkında yürütülen soruşturmalar nedeniyle arama kararı bulunan ve kolluk görevlilerince yakalanan sanığın üzerinden, suçtan zarar görenin kimlik bilgilerini içeren ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan kimlik belgesini görevlilere ibraz ettiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık savunmasında, nüfus cüzdanındaki fotoğrafın kendisine ait olduğunu, suçtan zarar görene ait fotoğrafı çıkartıp kendi fotoğrafını yapıştırdığını, bu nedenle soğuk mührün göründüğünü söylemiştir. 3. Kriminal rapor ile suça konu belgede tahrifen fotoğraf değişikliği yapıldığını ve tahrifatın ilk bakışta ve kolaylıkla dikkati çekmeyecek nitelikte olması nedeniyle aldatıcılık niteliği taşıdığı tespiti yapılmıştır. 4. Suça konu ve suçtan zarar gören adına olan nüfus cüzdanının müsaderesine karar verilmiştir. 5.Mahkemece tüm dosya kapsamına dayanılarak sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Ekspertiz raporuna göre; nüfus cüzdanında tahrifen fotoğraf değişikliği yapıldığı, sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilmeyecek nitelikte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak; 3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması yerine 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Adana 12.Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/276 Esas, 2016/420 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının yedinci paragrafında yer alan "TCK'nın 54. maddesi uyarınca emanetten çıkartılarak MÜSADERESİNE" ibaresinin çıkarılarak yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.