Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/36488 E. 2023/1290 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/36488
- Karar No
- 2023/1290
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/624 - 2021/1143 SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2019 tarihli, 2017/447 Esas ve 2019/586 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli, 2020/624 Esas ve 2021/1143 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.09.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteminde özetle; Sanık hakkında eksik inceleme ve araştırma sonucunda usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın örgüt üyesi olmadığına, itirafçı tanık R.D.'nin beyanlarının duruşmada kendilerine okunup savunmalarının alınmadığına, söz konusu tanık beyanından mütalaada yer alması üzerine haberlerinin olduğuna, savunma hakkının ihlal edildiğine, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı olarak karar verildiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, ne amaçla arama yapıldığı tespit edilmeden varsayıma dayalı olarak dijital delil mahiyetindeki telefon kayıtlarının mahkumiyete esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, mahkumiyete konu ankesör aramalarının birlik içinde sanığın sorumluluğundaki askerlerin izinleri süresinde karşılaştıkları sıkıntılarla ilgili sanığa bilgi vermelerinden kaynaklandığına, itirafçı tanık beyanının gerçekleri yansıtmadığına, sanığın sosyal medya hesaplarından yaptığı mualif paylaşımların terör örgütü üyeliği suçu yönünden delil olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, içeriği tespit edilemeyen HTS kayıtlarının atılı suç yönünden delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı Kanunu’nun 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; Datça Hava Radar Komutanlığında Yüzbaşı olarak görev yapmış olan sanık ...'ın HTS kayıtları ile analiz raporlarına göre adına kayıtlı ve kullanımında olan 0507 (...) (...) (...) ve 0507 (...) (...) (...) numaralı cep telefonları ile E. A. adına kayıtlı olup sanık tarafından 05.09.2008 tarihinde irtibat numarası olarak verilmiş olan 0506 (...) (...) (...) nolu cep telefonlarının HTS raporu üzerinde yapılan analiz sonucunda 15.01.2012-13.12.2016 tarihleri arasında 188 adet sabit ve kontörlü hatlarda aranmış olduğu, Bu aramalardan bir çoğunun aynı birlikte görev yaptığı TSK personelleri olan F. K., M. T., A. T., S. S., G. C., Ş. Ş., S. A., M. A. K., E. F. ve Y. Y. ile aynı ... veya yakın zaman aralıklarında, ... Market, G. P. adına kayıtlı market, ... Hanım Büfe, Sertaç Market, Başak Market isimli iş yerlerinde kurulu bulunan farklı sabit hatlardan ardışık biçimde arandığı tespit edilmiş, Hakkında aynı suçtan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülen A. T.'nin savunmasının ilgili bölümünde ve fotoğraf teşhisinde, örgüt içinde ev abisi olarak görev yaptığını ve bir dönem de Hava Kuvvetlerinin sözleşmeli subay öğrencileri ile ilgilendiğini, sanığı da buradan tanıdığını belirterek kesin biçimde teşhis ettiği görülmüş; şahsın yakalamalı olarak arandığı tespit edildiğinden kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenmesinden vazgeçilmiş, Hakkında aynı suçtan Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütülen R. E.'nin savunmasının ilgili bölümünde, sanığın lisede iken Gölcük Dershanesine ve örgütün evlerine gittiğini, bir gece Gönen Anadolu Öğretmen Lisesi Okulunda okul idaresine ve diğer öğrencilere belli etmeden toplantılar yaptığını hatırladığını beyan etmiş; kovuşturma aşamasında tanık olarak alınan ifadesinde de 1994-1998 arası Isparta Gönen Anadolu Öğretmen lisesinde öğrencilikten tanıdığı sanığın o dönem ki adıyla hizmet hareketi içinde yer aldığını bildiğini, kendisinin de Gölcük dershanesine ve bu yapıya bağlı abi tabir edilen kişilerin evine ders çalışmak için gittiğini, ancak sanığın bu evlere ders çalışmaya gidip gitmediğini hatırlamadığını, buna karşın sanığın bu yapı kapsamında öğretmen lisesinin oradaki top sahasında bir akşam sohbet yaptığını bildiğini, zira kendisinin katılmış olduğunu, bu toplantının FETÖ kapsamında olup sanığın oradaki konuşmasından dolayı soy ismini hatırlamadığı A. isimli şahsın ...peygamber mi diyerek çıkışmış olduğunu beyan etmiş, Hakkında aynı suçtan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada M. C. Z. savunmasının ilgili bölümünde, gittikleri eve gelen gözlüklü, beyaz tenli ... isimli kişi olduğunu, bu kişi eve geldiğinde evdeki abilerin ona hürmet gösterdiğini beyan ederek sanığı kesin biçimde teşhis etmiş; kovuşturma aşamasında tanık olarak alınan ifadesinde de, sanığın lise çağlarında iken 2002-2003 yıllarında ders çalışmak amacıyla gittikleri Fetullahçı yapıya mensup kişilerin olduğu evde gördüğü kişi olduğunu, bu evde bulunan evdeki herkesin üniversite öğrencisi olduğunu bildiğini, sanığın bu evde kalıp kalmadığı bilmediğini ancak 5-10 kez bu evde gördüğünü, kendilerinden sorumlu kişinin başka birisi olup, sanığın bu ev ve yapı içinde görev ve pozisyonunun olup olmadığını bilmediğini, sadece kendilerinden sorumlu olan abiyle muhatap olduklarını, sanığın kendilerinden sorumlu olan abi olmadığını, onun sorumluluğunda olan kişiler olup olmadığını bilmediğini, gördüğü kadarıyla sanığın evde sevilen birisi olduğunu, ancak evdekilerin üstü pozisyonunda olan bir kişi olduğu yönünde bir bilgi ve kanaatinin olmadığını beyan etmiş, Sanığın adına açılmış olan facebook sayfasında, "...bütün dünya belki de ilk defa bu kadar açık, bu kadar aleni olarak, devlet eliyle yapılan bir çökmeyi izliyor. Vicdanı olanların vicdanını ayaklandıracak bir pervasızlığı, despotluğu, ahlaksızlığı, rezilliği net biçimde görüyor...Fetullah Gülen Başbakan'ı 2006'da Mektupla Uyarmış Gülen'in demokratikleşme ve reformcu kimliğinden sapma, dindarları bitirmeye yönelik teşebbüsler nedeniyle Erdoğan'ı 8 yıl önce uyardığı ortaya çıktı..." şeklindeki yorumlarını paylaştığı görülmüş, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak, devam eden ardışık arama soruşturmaları kapsamında sanık hakkında yeni bir tespit bulunup bulunmadığı sorulmuş olup, cevabi yazı ekindeki HTS analiz raporu incelendiğinde; -02.03.2012 tarihinde Kıdemli Üsteğmen A. T. ile, -08.06.2012 tarihinde Üsteğmen E. D. ile, -15.06.2012 tarihinde Üsteğmen E. D. ile, -22.06.2012 tarihinde A. T. ve E. D. ile, -28.07.2012 tarihinde A. T. ile, -10.08.2012 tarihinde A. T. ve Üsteğmen Ş. Ş. ile, -18.02.2012 tarihinde A. T. ile, -19.04.2012 tarihinde A. T. ile, -04.05.2012 tarihinde A. T. ile, -28.09.2012 tarihinde A. T. ile, -08.01.2012 tarihinde Ş. Ş. ile, -25.10.2013 tarihinde Ş. Ş. ile, -08.01.2015 tarihinde Teğmen E. F. ile, -02.11.2012 tarihinde Yüzbaşı G. C. ile, -17.11.2012 tarihinde Ş. Ş. ile, -02.03.2013 tarihinde G. C. ve Ş. Ş. ile, -29.08.2013 tarihinde A. T. ile, -20.04.2013 tarihinde Ş. Ş. ile, -25.05.2013 tarihinde G. C. ve Ş. Ş. ile, -10.07.2013 tarihinde A. T. ile, -27.09.2013 tarihinde Ş. Ş. ile, -12.10.2013 tarihinde Ş. Ş ile, -25.10.2013 tarihinde A.T. ile, -05.12.2013 tarihinde G. C. ile, -18.12.2013 tarihinde Ş. Ş ile, -16.01.2014 tarihinde A. T. ve Ş. Ş ile, -22.02.2014 tarihinde A. T. ile, -14.04.2014 tarihinde G. C. ve A. T. ile, -28.05.2014 tarihinde G. C. ve Subay S. A. ile, -30.05.2014 tarihinde Ş. Ş ile, -01.06.2014 tarihinde Ş. Ş ile, -10.12.2014 tarihinde Yüzbaşı M. A. K. ile, -05.03.2015 tarihinde M. A. K. ile, -18.06.2015 tarihinde M. A. K. ve E. F. ile, -02.08.2013 tarihinde G. C. ve A. T. ile, -20.11.2015 tarihinde Ş. Ş ile, -18.10.2012 tarihinde Ş. Ş ile, -09.11.2012 tarihinde G. C. ve A. T. ile, -15.12.2012 tarihinde G. C. ve Ş. Ş ile, -19.02.2013 tarihinde G. C. ve Ş. Ş ile, -08.03.2013 tarihinde Ş. Ş ile, -10.05.2013 tarihinde G. C. ile, -12.09.2013 tarihinde Ş. Ş ile, -14.12.2013 tarihinde Ş. Ş ile, -26.12.2013 tarihinde A. T. ile, -07.08.2014 tarihinde Ş. Ş ve S. A. ile, -28.08.2014 tarihinde Ş. Ş ile, -11.09.2014 tarihinde Ş. Ş ve M. A. K. ile, -25.09.2014 tarihinde S. A. ile, -07.10.2014 tarihinde Ş. Ş ve M. A. K. ile, -16.10.2014 tarihinde Ş. Ş, E. F. ve S. A. ile, -26.02.2015 tarihinde Ş. Ş ve E. F. ile, -27/02/2015 tarihinde Ş. Ş ile, -26.03.2015 tarihinde E. F. ile, -02.04.2015 tarihinde E. F., M. A. K., Ş. Ş. ve S. A. ile, -03.04.2015 tarihinde E. F. ile, -24.07.2015 tarihinde mahrem yapılanma içerisinde öğretmen konumunda yer aldığı anlaşılan Fizik Öğretmeni H. D. ile ardışık olarak arandığı, söz konusu aramaların tamamına yakınının ... Market ve Sertaç Market isimli iş yerlerinde kurulu sabit hatlardan yapıldığı tespit edilmiş, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifadesi alınan R. D.'nin ifade tutanağı 01.08.2019 tarihli yazı ekinde gönderilmiş ve şahsın söz konusu ifadesinin ilgili kısmında, 2005-2009 yıllarında İzmir Hava Kuvvetleri Yapılanması içerisinde subay öğrencilerin takibini yaparken ...'ın da bu yapı içerisinde faaliyet yürüttüğünü, hem kendisinin hem de A. T., Ö. F. K., E. E., Ü. D. ve H. Ö.'nün takibinde bulunduğunu, haftada veya iki haftada bir düzenli olarak evlere görüşmelere geldiğini ve örgüte sadakati yüksek, bağışlarını düzenli olarak yapan bir şahıs olduğunu beyan ettiği görülmüş, Sanıktan alınan dijital materyallerin imajları üzerinde yaptırılan incelemede, cep telefonunda kakao.talk programına ait com.kakao.talk uzantısından 878 adet tespit edildiği, ByLock, Eagle, Falcon gibi örgütün gizli haberleşme programlarına ait kalıntı ve dosya izi bulunamadığı belirtilmiş, Sanık aşamalardaki savunmasında özetle örgüt üyesi olmadığını belirterek suçlamaları reddetmişse de, HTS kayıtları ile HTS Tespit ve Analiz tutanağı ve raporları, tanık beyanları, sanık savunması birlikte değerlendirildiğinde, lise döneminde tanışmış olduğu yapıyla asker olarak göreve başladıktan sonra da bağını kopartmadığı, subay olarak görev yapmakta iken de önceden belirlenen ... ve yerlerde bazen de örgütsel faaliyetlerin deşifre olmaması adına tedbir olarak adlandırılan gizlilik kuralları çerçevesinde kendisi ile irtibatlı olan sivil imam tarafından sabit ve kontörlü hatlardan ardışık şekilde aranmak suretiyle irtibat kurarak 2016 yılına kadar örgütle irtibatını devam ettirdiği ve düzenli bağış yardımında bulunduğu, böylelikle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisinde organik yapıya dahil olarak yukarıda belirtildiği şekilde örgüt adına süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduğu ve üzerine yüklenen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla; suçun işleniş biçimi ve özelliği, sanığın silahlı bir kamu görevlisi olması nedeniyle yarattığı tehlike, suç konusunun önem ve değeri ile suç sebep ve saikleri nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olup, netice ceza olarak 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas-2019/6842 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” , Hususunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır. Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ankesörlü/kontörlü telefonlar aracılığı ile aranan askeri personele yönelik başlatılan 2017/8544 Esas sayılı soruşturma kapsamında, CMK'nın 135/6. maddesi gereğince iletişimin tespiti kararları alındığı, bu kararlara dayanılarak (HTS) kayıtlarının incelenmesinde (soruşturma konusu suç ile ilgileri bulunmayan üçüncü kişilere ait veriler ayıklanarak); En son Datça Hava Radar Komutanlığında Yüzbaşı olarak görev yapmış olan sanık ...'ın adına kayıtlı ve kullanımında olan 0507 (...) (...) (...) ve 0507 (...) (...) (...) numaralı gsm hatları ile E. A. adına kayıtlı olup sanık tarafından 05.09.2008 tarihinde irtibat numarası olarak verildiği tespit edilip sanığın kullanımında olduğu belirlenen 0506 (...) (...) (...) numaralı gsm hattının, 03.11.2017 tarihli "Araştırma Tutanağı", 26.10.2017 tarihli "HTS Analiz Raporu", 16.09.2019 "HTS Analiz ve Araştırma Raporu" ve sanığın kullanımında olan GSM numaralarına ait HTS raporları üzerinde yapılan analiz sonuçlarına göre; ardışık aramaların gerçekleştiği ... Market, ... adına kayıtlı market, ... Hanım Büfe, Sertaç Market, Başak Market isimli iş yerlerine ait sabit hatlardan 15.01.2012 - 20.11.2015 tarihleri arasında bir çok kez arandığının tespit edildiği, yine kendisi gibi askeri personel olan "F. K.", "M. T.", "A. T.", "S. S.", "G. C.", "Ş. Ş.", "S. A.", "M. A. K.", "E. F." ve "Y. Y." ile mahrem yapılanma içerisinde öğretmen konumunda yer aldığı anlaşılan Fizik Öğretmeni H. D. İsimli kişilerle ardışık aranmasının da bulunduğunun anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, yine tanıkların aşamalarda alınan beyanlarında "sanığın lise yıllarından itibaren örgütle bağlantısının olduğu, örgütün öğrenci evinde kaldığı, subaylık eğitimi sırasında örgütün İzmir Hava Kuvvetleri mahrem yapılanması içerisinde düzenli olarak örgütsel toplantılara katıldığı, örgüte sadakati yüksek ve bağışlarını düzenli olarak yapan bir şahıs olduğu" şeklindeki söylemleri ve sanıktan ele geçen cep telefonunda "kakaotalk" isimli program kalıntılarının tespit edilmesi de dikkate alındığında, sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşılmasının dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile uyumlu olduğu görülmüş, mahkemenin sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2020/624 Esas, 2021/1143 sayılı Kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.