Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/3594 E. 2024/12015 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3594
Karar No
2024/12015
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2364 E., 2017/1978 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale geldiği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2017 tarihli ve 2017/19 Esas, 2017/130 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2017 tarihli ve 2017/2364 Esas, 2017/1978 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.12.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daire'ye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Mahkemenin delillerin takdirinde ve yasa maddelerinin olaya uygulanmasında hataya düştüğüne, 2.Alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir sebep bulunmadığına, 3.Delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, 4.Sanığın müsnet suçu işlediğini ispata elverişli her türlü şüpheden uzak her hangi bir somut delil bulunmadığına, 5.Etkin pişmanlık hükümleri uyarınca sanığın cezasından daha yüksek oranda bir indirim yapılması gerektiğine, 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, 2.Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, daha makul oranda indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi, 3.5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5 ve 22 nci maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, UYAP'ta yapılan kontrolde 17.04.2017 tarihli duruşma zaptının 93536 sicil numaralı katip tarafından elektronik olarak imzalanmaması, 4.Sanığın "AKÜ içerisindeki atama ve işe alımlarda doğrudan etkili olduğu" şeklinde dosya kapsamı ile uyuşmayan hususlara kabulde yer verilmesiyle ispat edilemeyen olguların nazara alınması ile mahkeme gerekçesinde; "silahlı terör örgütüne yapılan yardımın niteliği de göz önünde bulundurularak," şeklinde dosya kapsamıyla örtüşmeyen hususlara kabulde yer verilmek suretiyle hükmün karıştırılması, 5.Sanığın hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu göz önüne alınarak, etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 221/4 üncü maddesinin ikinci cümlesi yerine "TCK'nın 221/4. maddesi" olarak gösterilmesi, 6.Etkin pişmanlık hükümleri uygulanan sanık hakkında TCK'nın 221/5 maddesinde düzenlenen ve etkin pişmanlık uygulanmasına bağlı olarak uygulanması gereken, infaz rejimi ile ilgili olması nedeniyle de kazanılmış hakka konu olmayan "1 yıl süreyle denetimli serbestlik" tedbirine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 7.Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi, 8.Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2017 tarihli ve 2017/2364 Esas, 2017/1978 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/3594, K. 2024/12015, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-3594-e-2024-12015-k-65426aee9c94