Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/33274 E. 2023/887 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/33274
Karar No
2023/887
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/745 E., 2022/1169 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2017/508 Esas, 2022/96 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/745 Esas, 2022/1169 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.07.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1- Kararın gerekçesiz olduğuna ve teşdidin haksız olarak uygulandığına, tevsii tahkikat talepleri yerine getirilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 2- Sanığın tüm duruşmalara SEGBİS vasıtasıyla hazır edilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 3- Kalem sorgusu yapılamadığına ve tanıkların talimatla dinlenerek savunma hakkının ihlal edildiğine, 4- ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınayacağına, 5- Etkin pişmanlıktan yararlanan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, tanık anlatımlarının 17-25 Aralık süreci öncesine ilişkin olduğuna, 6- Tabi hakim ilkesine aykırı yargılama yapıldığına ve suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. B. Sanığın temyiz istemi özetle; 1- ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınayacağına, 2- Etkin pişmanlıktan yararlanan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, tanıkların iftira attığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın üzerine atılı suç tipine göre dosya kapsamından tespit edilebilen eylemleri değerlendirildiğinde; Sanık ...'nün ByLock kullanıcısı olduğu (230970 ID), Tanıkların beyanlarından sanığın İzmir Adliyesinde mübaşir olarak görev yaptığı dönemde askeri casusluk davasının görüldüğü İzmir 12 nci ACM'nde Fatih kod adlı örgüt abisinin isteğiyle örgüte bilgi sağlamak amacıyla görevlendirildiği ve üniversite döneminde amacı yalnızca dini sohbetler olmayıp, dini sohbet bahane edilerek gerçekte örgütün dayanışması, hücrelerin görevlendirilmesi, örgüt içi disiplinin sağlanması, talimatların alt birimlere ulaşması, örgütün günlük olaylar karşısında geliştireceği tavrın tespit edilerek herkese tebliğ edilmesi vb. gibi örgüt açısından hayati önemde faaliyetlerin yürütüldüğü bu nedenle devamlılığı örgüt için büyük önem arz eden toplantılara katıldığı, Yargılama sahfasında uzun bir süre adli takibattan kaçtığı ve nihayet Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının gaybubet evlerine yönelik yakalanarak operasyonunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile arasında organik bağ kurduğunu canlı, geçişken, örgütten emir ve talimat alacak biçimde bu bağı devam ettirdiği anlaşılmıştır. Sanığın süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösteren bu faaliyetleri karşısında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı ve amacı dikkate alındığında sadece örgüt üyeleri tarafından gerçekleştirilebilen faaliyetlerde bulunan sanığın, örgüt üyesi olduğu kabul edilerek hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt tarafından verilen görevleri her zaman için yerine getirmeye hazır vaziyette bekleyerek, kendi iradesiyle hareket etmeyip örgüt iradesini benimseyerek ve bunu kendi iradesinin önüne geçirdiği, örgüt ile organik bir bağ kurduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın örgüt üyesi olmadığına yönelik olan savunmasına itibar edilmeyerek sanığın sübut bulan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü suçundan sanığın eylemlerinin çeşitliliği kapsamında kastın yoğunluğu ile örgüt içerisinde kaldığı süre göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir. c) Mahkemece zorunluluk nedeni gösterilerek savunmanın SEGBİS vasıtasıyla alınmasını kabul eden sanığın, silahların eşitliği ve adil yargılama ilkesi çerçevesinde savunmalarında zaafiyet oluşmadığı ayrıca diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle, bazı tanıkların dinlenmesinde usulüne uyulmadığına ilişkin itirazlar yerinde görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 230970 ID numaralar üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, öğrenci olduğu dönemde örgüt evlerinde kalan memur olduktan sonra örgütün adliye yapılanması içinde faaliyet yürüten sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/745 Esas, 2022/1169 sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/33274, K. 2023/887, T. 01.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-33274-e-2023-887-k-3ad49882fb88