Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/30741 E. 2024/7447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/30741
- Karar No
- 2024/7447
- Karar Tarihi
TUTUKLU - DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1708 E., 2022/509 K. MÜŞTEKİLER : ..., ... SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak, Silahlı terör örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak birden fazla kişiyle birlikte tehdit (Sanık ... hakkında) Silahlı terör örgütüne yardım etmek (Sanık ... hakkında) 11.06.2011 Diğer suçlar yönünden HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanıklar müdafileri, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli, 2015/258 Esas ve 2021/307 sayılı kararı ile sanık ... ve Fırat hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" ayrıca sanık ... hakkında "nitelikli tehdit" suçlarından cezalandırılmalarına, hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 22.03.2022 tarihli, 2021/1708 Esas ve 2022/509 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler kaldırılarak sanık ... hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "nitelikli tehdit" suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 106 ncı maddesinin 2 nci bendinin (c) ve (d) fıkraları, 43 üncü maddesinin 1 inci bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca, sanık ... hakkında ise "silahlı terör örgütüne yardım etmek" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin 7 nci bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama kararı verilmesi görüşünü içeren 01.06.2022 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A-Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle: 1-Sanık ... hakkında 2 ayrı tehdit suçundan ceza verilmesi gerektiğine, 2-Örgüt üyeliğinden temel cezada indirim yapılmışsa da esastan ret kararı verilmesi gerektiğine, B-Sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri özetle: 1-Tanık delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 2-Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, 3-Sanık ...'nın karar duruşmasına katılma talebinin ret edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulmasına, temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1-Sanık ... yönünden: Örgütün dağ kadrosuna eleman temin etme eyleminin niteliği itibariyle silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgüte üye olma suçunu oluşturacağı, bu kapsamda sanık ...'ın PKK silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görüldüğünden, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgüte sağladığı katkı, gençlerin örgüte katılma iradelerini propaganda ve ikna suretiyle bizzat oluşturması, güttüğü amaç, saik, meydana gelen netice ve suç kastının yoğunluğu da göz önünde bulundurularak takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, Sanık ...'ın dosyası ayrılan sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, örgüte kazandırdıkları sabit olan ...'in örgüte katıldığının adli makamlara yansıtılmaması amacıyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde, örgütün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak 03.06.2011 günü ...'yi, 04.06.2011 günü ise hem müşteki ...'yi hem de müşteki ...'yi tehdit ettiklerinin sabit olduğu, somut olayda iki ayrı zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, nitekim Yargıtay 4. CD'nin 2020/33535 Esas - 2021/1136 Karar ve 2020/104 Esas - 2020/5464 Karar sayılı ilamlarında da uygulamanın bu şekilde olduğu, tüm bu kapsamda; Sanık ...'ın PKK silahlı terör örgütünün oluşturduğu korkutucu güçten yararlanarak birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçunu işlediği sabit görüldüğünden, TCK'nın 61/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, iki nitelikli halin birlikte bulunması, sanığın güttüğü amaç ve saik, meydana gelen netice dikkate alınarak aynı Kanun'un 3/1 maddesi kapsamında orantılılık ilkesi de gözetilerek asgari haddin üstünde ceza tayini sureti ile eylemine uyan TCK'nın 106/2-c, d maddeleri uyarınca takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, 2-Sanık ... yönünden Oluşa uygun olarak ... ve ...'nin 01.06.2011 günü saat 21:00 de Pamukkale firmasına ait 35 ... plakalı otobüsün 29 ve 30 nolu koltuklarında İzmir'e gittiklerinin belirlenmesi, Pamukkale yazıhanesinden elde edilen kamera görüntüleri ve dosya içerisindeki mevcut bilgi ve belgeler kül halinde incelendiğinde; Tape kayıtlarından anlaşılacağı üzeri önceden diğer sanıklarla irtibat halinde bulunan sanık ...'ın kendisine örgüt tarafından verilen talimat doğrultusunda sanıkları otogardan teslim alarak, kendi kaldığı eve götürdüğü, eve gitmeden önce kesinlikle durumlarından kimseye bahsetmemeleri hususunda ... ve ...'i tembihlediği, teslim aldıktan sonra da geri dönmelerini engellemek amacıyla örgüte katılmayı teşvik edici propaganda yaparak bu iradelerini sürdürmelerini sağladığı, sanığın eyleminin, niteliği itibariyle silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgüte üye olma suçunu oluşturacağı anlaşılmakla, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, örgüte sağladığı katkı, gençlerin örgüte katılma iradelerinin asıl olarak diğer sanıklar tarafından sağlanması, güttüğü amaç ve saik, meydana gelen netice ile suç kastının yoğunluğu da göz önünde bulundurularak eylemine uyan TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'nın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak ve birden çok kişiye karşı zincirleme şekilde örgütün korkutucu gücünden faydalanmak suretiyle tehdit suçlarını işlediği, ancak İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan fazla uzaklaşılması suretiyle teşdit oranında hataya düşüldüğü anlaşıldığından, duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanığın sübut bulan suçlarından, temel cezanın sanığın eylem yoğunluğu, suç kastının yoğunluğu ve ortaya çıkan tehlikenin büyüklüğü dikkate alınarak, suç işin kanunda öngörülen asgari ceza miktarı ile azami miktar arasında yeniden belirlenen ceza miktarı üzerinden hüküm fıkralarında belirtilen gerekçelerle sanığın cezalandırılmasına, İlk Derece Mahkemesince sanık ...'in PKK silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği kabul edilerek örgüt üyeliği suçundan mahkumiyetine dair hüküm kurulmuş ise de, Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararlarına göre örgüt hiyerarşisine dahil olan kişilerin eylemelerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz etmesi gerektiği, ...'in dosya içerisinde tespit edilebilen tek eyleminin ... ve ...'i otogarda karşılayarak evine götürmekten ibaret olduğu, bu halde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kriterlerinin sanık yönünden gerçekleşmemiş olduğu, sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütüne katılmak amacı ile diğer sanık tarafından İzmir'e gönderilen ... ve ... isimli kişileri onun talimatı ile karşılayarak, örgütün dağ kadrosuna katılmak amacı ile gönderilmiş olduklarını bilerek bu kişileri İzmir'de karşılayarak evinde barındırdıktan sonra, örgüt talimatı ile başka kişilere teslim etmekten ibaret eylemi dışında başkaca örgütsel faaliyetinin tespit edilememesi nedeni ile, Yargıtay içtihatları doğrultusunda örgüte yardım suçunu oluşturacağı anlaşıldığından, duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın sübut bulan silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan hüküm fıkralarında gösterilen gerekçelerle sanığın cezalandırılmasına dair yeniden hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun kabule göre; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, anlaşılmakla Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve sanık müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 22.03.2022 tarihli, 2021/1708 Esas ve 2022/509 sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.