Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/30506 E. 2025/21664 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/30506
Karar No
2025/21664
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1563 E., 2021/279 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/346 E., 2019/281 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5; TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/7-9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden reddine, ancak; 1. 5271 sayılı CMK'nın 232/2-d maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında belirtilmesi gereken gözaltı süresinin yazılmaması, 2. Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi yerine 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi olarak gösterilmesi, 3. Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde doğrudan ve yalnızca TCK’nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin dışında uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/7. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrası gereği ilk derece mahkemesi hükmündeki; tekerrüre ilişkin kısmın çıkartılarak yerine ''sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 58/9. maddesi gereğince, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkındaki cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesi, gerekçeli karar başlığında gözaltı süresinin 29.06.2018 olarak eklenmesi, sanık hakkındaki hükmün ikinci paragrafındaki “3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi” ibaresinin çıkarılarak yerine “3713 sayılı TMK’nın 5/1. maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, bozmayı gerektirdiği halde mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/30506, K. 2025/21664, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-30506-e-2025-21664-k-8ebd3945ec39