Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/3012 E. 2024/8527 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3012
Karar No
2024/8527
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/90 E., 2019/15 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2017/224 Esas, 2018/42 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2019/90 Esas, 2019/15 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20/12/2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. ByLock'un delil olarak kabul edilemeyeceği, 2. Tanık beyanına itibar edilmeyeceğine, 3. Sanığın segbis ile dinlenmesinin aykırı olduğuna, 4. Sulh Ceza Hakimliğinde ifadesi alınırken kolluk görevlilerinin duruşma salonunda olduğundan ifadenin geçersiz olduğuna, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... Kara başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 2- Suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanda bulunan tanık S. S. ... isimli şahsın aleni duruşmada sanığın huzurunda veya SEGBİS marifetiyle ya da 5271 sayılı Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanığın talimat ile beyanının alınmasıyla yetinilerek CMK’nın 181/1 ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi kanuna aykırı olduğundan, anılan şahsın açıklanan usule uygun olarak dinlenmesinden sonra ve hükümden sonra dosya içerisine beyanı geldiği anlaşılan, ... isimli şahsın beyanının 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, diyecekleri sorulması ve bu şahsın tanık olarak ifadesine başvurulmasından sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, yine sanığın ihraç edilmeden önce emniyet mensubu olduğu hususu da nazara alınarak; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen veri inceleme raporu, bu rapora dayanak teşkil eden gizli tanık ...’un daha önce hakim huzurunda alınmış ifadesi ve delilin el konulmasına ilişkin hakimlik kararı getirtilerek sanık hakkında düzenlenen bir kayıt olup olmadığının tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuş, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2019/90 Esas, 2019/15 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/3012, K. 2024/8527, T. 25.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-3012-e-2024-8527-k-8a4f552a6032