Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/26876 E. 2024/10769 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/26876
Karar No
2024/10769
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Amasya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2019/74 Esas, 2020/150 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.11.2020 tarihli ve 2020/801 Esas, 2020/1331 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine yönelik hüküm kurulmuştur. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.05.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafi temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, -Sanığın örgütsel hiyerarşi içerisinde yer almadığına, -Örgüt üyeliğine dair somut delil bulunmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın ardışık ve tekil arama kayıtlarının bulunması, sanığın örgütün mahrem hizmetler sınıfına tabi olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün "mahrem hizmetler" adı altında Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde büyük bir gizlilik içerisinde yapılandığı, TSK da görevli asker şahıslardan sorumlu örgüt elemanlarının örgüt mensubu asker şahıslar ile yüz yüze, bakkal, market ve büfelerdeki kontörlü telefon ya da ankesörlü telefonlar vasıtasıyla örgütsel buluşma öncesi buluşma yapılacak yerin ve zamanının tespiti amacıyla irtibat kurdukları, bu tedbirin terör örgütünce deşifre olmamak adına geliştirildiği, cep telefonlarının yaygın olduğu günümüzde ankesör aramalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, askeri yapıdan sorumlu cemaat abilerinin astsubay olarak görev yapan sanığı örgütsel faaliyetlerini maskelemek ve takibi önlemek amacıyla birden fazla kez farklı tarihlerde ardışık ve tekil olarak aradıkları, arama sürelerinin de kısa tutulduğu, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan gelen aramalar üzerine yapmış olduğu görüşmeleri mantıklı ve kabul edilebilir bir şekilde izah edemediği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih 2018/5526 Esas ve 2019/6842 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere ücret karşılığı kullanılan sabit hat ve ankesörlü hatlar üzerinden asker şahıslarla gezerek ya da ardışık şeklinde yapılan aramaların örgütün gizlilik ve deşifre olmama kuralına uygun olarak askeri mahrem yapılanmasının irtibat kurma yöntemlerinden biri olduğu, Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün mahrem imamları tarafından örgütsel amaçlı, örgütsel haberleşmeyi sağlamak amacıyla gerçekleştirildiği, tanık M. D.'in beyanları ve dosya kapsamı itibariyle sanığın örgüt içerisinde uzun süre yer alan şahıslardan olduğu, sanığın örgütün illegal yapılanmasını bildiği, sanığın bu eylemlerinin, silahlı terör örgütü üyeliği için aranan hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyması, sanık ile örgüt arasında hiyerarşik ilişkinin oluşması nedeniyle suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, sanığın örgütün askeri mahrem yapılanmasında olduğu, sanığın bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği belirtilerek mahkumiyetine dair karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak el edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın örgüt ideolojisini benimseyerek hiyerarşik yapıya dahil olduğuna ilişkin tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.11.2020 tarihli ve 2020/801 Esas, 2020/1331 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya 2.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/26876, K. 2024/10769, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-26876-e-2024-10769-k-92284bf62ef9