Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/24126 E. 2024/6779 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/24126
Karar No
2024/6779
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

DURUŞMA TALEPLİ İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2429 - 2020/1650 SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanıkların mahkumiyetlerine dair karar; Sanık ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ... ve ... müdafileri ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli ve 2018/40 Esas, 2019/163 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2019/2429 Esas, 2020/1650 sayılı Kararı ile sanık ... yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; Sanıklar ... ve ... yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafilerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak; Sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar ... ve ... Müdafileri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Özetle; 1.Tanık beyanlarının soyut nitelikte ve duyuma dayalı olduklarına, suç isnadı içermediklerine, 2.Sendika ve dernek üyeliklerinin suçun delili olamayacağına, 3.Bankasya hesap hareketlerinin rutin nitelikte olduğuna, 4.Suçun unsurlarının oluşmadığına, 5.Sanık savunmasının aksini gösterir delil bulunmadığına, 6.Sanık ... hakkındaki tanık beyanlarına göre örgüt üyeliği suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ve, 7.Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanıklar hakkında beraat kararı; İlk Derece Mahkemesince sanık ...'ün eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar ... ve ... yönünden davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanıkların eylemlerinin, silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verildiği; Sanık ... yönünden İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A)Sanık ... Yönünden Yapılan İncelemede; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; yapılan yargılama sonunda atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin gerekçelerin karar yerinde gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B)Sanıklar ... Ve ... Yönünden Yapılan İncelemede; Tanık ... K.'nın kollukta müdafi huzurunda şüpheli sıfatıyla alınan beyanında, sanıklar ... ve ...'ün 2010-2015 yılları arasında örgütsel sohbet toplantılarına katıldıkları, toplantıları sanık ...'un yönettiği, kendisine Bylock programını yükleyen kişinin de sanık ... olduğu, her iki sanığın da Bylock programını kullandıkları şeklinde anlatımlarda bulunmuş olduğu, adı geçen şahsın ilk derece mahkemesi duruşmasında tanık olarak dinlenilmesi sırasında yukarıda belirtilen hususlarda herhangi bir beyanda bulunmadığı, söz konusu eksikliğin de mahkemece giderilmediği nazara alınarak, tanık ... K.'nın bizzat mahkeme tarafından yeniden ve yukarıda belirtilen hususları da kapsayacak şekilde etraflıca beyanının alınarak hazırlık aşamasındaki beyanları ile çelişki meydana gelmesi halinde çelişkinin giderilmesi; ayrıca her ne kadar dosyada bulunan belgelerde sanıkların ByLock kullanıcısı olduklarına dair bir tespit yapılamadığının belirtildiği anlaşılmış ise de, sanıkların başkası adına kayıtlı bir GSM hattı üzerinden ByLock kullanıp kullanmadıklarına dair bir araştırmanın yapılmadığı, bu nedenle ilgili yerlerle yeniden yazışma yapılarak sanıkların kendileri veya başkaları adına kayıtlı GSM hattı üzerinden ByLock kullanıcısı olup olmadıklarının tespit edilmesi ve buna ilişkin evrakların denetime elverişli olacak şekilde dosya içerisine alınması; yine ilgili birimlerle yazışma yapılarak tanık ... K. tarafından kullanıldığı tespit edilen 361296 ID numaralı Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının dosya arasına getirtilmesi ve sanıkların kayıtlı olup olmadıklarının, herhangi bir görüşmelerinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi; yine sanıklarla ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırmayla herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılıp getirtilerek, gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm bilgi ve belgeler değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürükleri hususlar yerinde görüldüğünden verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A)Sanık ... Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinden açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2019/2429 Esas, 2020/1650 sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B)Sanıklar ... ve ... yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2019/2429 Esas, 2020/1650 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/24126, K. 2024/6779, T. 14.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-24126-e-2024-6779-k-59b7a849346d