Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/21747 E. 2024/9014 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/21747
Karar No
2024/9014
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2020 tarihli ve 2019/220 Esas, 2020/109 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/1220 Esas, 2020/1068 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 3.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 4.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, 5.Delillerin yetersiz olduğuna, 6.HTS kayıtlarının; görüşme içeriklerinin tespit edilememesi nedeniyle suçun delili sayılamayacağına, 7.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan)16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; Mahkeme kabulünde yer alan ve sanığın ankesör veya sabit kontörlü hattan arandığında aynı gün aynı ankesör veya sabit hattan kendisi gibi asker şahısların da arandığı tespitini içeren HTS analiz raporunun yeterli olmadığı değerlendirilmekle, temyiz aşamasında dosyaya gönderilen 13.07.2019 tarihli "HTS inceleme ve tespit tutanağı"ndaki tespitler karşısında; öncelikle sanığın görev yaptığı diğer şehirler ile ülke kapsamında ardışık aramalarının olup olmadığının yeniden araştırılarak varsa sabit hat ve ankesörlü telefondan aranmalarına ilişkin analiz raporlarının istenmesi, sanıkla ilgili sabit hat veya ardışık aranmaya ilişkin varsa itirafçı beyanlarının tamamının dosyaya getirilmesi, yine ardışık aramalar kapsamında ardışık şekilde arandığı diğer tüm asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya dava olup olmadığı araştırılıp, varsa ifade örneklerinin dosyaya ibrazının sağlanması, gerektiğinde bu kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulması lüzumu, 2. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini söyleyip örgütle irtibatına dair anlatımlarda bulunan, hükümden sonra yurt dışına kaçma girişimi sebebiyle yakalandığında pişmanlığını dile getiren sanığın duruşmada hazır edilerek, etkin pişmanlık kurumunun önem ve şartları da hatırlatılıp ayrıntılı beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/1220 Esas, 2020/1068 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yüklenen suçun niteliği, hükmolunan ceza miktarı, sanığın yasa dışı yollardan yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanmış olması, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalması, mevcut delil durumu ve bozma nedenleri gözetilerek tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/21747, K. 2024/9014, T. 02.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-21747-e-2024-9014-k-7cb68901dc2d