Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/23642 E. 2025/5816 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23642
- Karar No
- 2025/5816
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2086 E., 2018/318 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanık ile mağdurenin bir kez yüzyüze geldiklerine, eksik inceleme ile hüküm verildiğine, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sanık ile mağdurenin evlendiklerine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi istinaf aşamasında verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Sanığın, mağdurenin kendisini on beş yaşından büyük olarak tanıttığı şeklindeki savunması, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde mağdurenin kendisini on beş yaşında olarak etiketlemesi, mağdurenin Mahkemede yaşını sanığa on beşten büyük olarak söylediğine dair beyanı, olay tarihindeki CD görüntülerinde mağdurenin görünüm ve kendisini ifade ediş biçimi olarak on beş yaş üzerinde göründüğünün anlaşılması, mağdure ile sanığın ilk kez olay tarihinde yüz yüze görüşmeleri ve tüm dosya içeriği nazara alındığında; Bölge Adliye Mahkemesince olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınarak mevcut haliyle sanığın eyleminin aynı Kanun'un 104. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçu ile aynı Kanun'un 234. maddede düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarını oluşturduğu, mağdurenin ve kanuni temsilcilerinin sanıktan şikayetçi olmadığı gözetilerek sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından düşme kararı verilmesi gerekirken suç vasıflarının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''08.11.2014 '' yerine ''2013'' olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.