Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/569 E. 2025/6690 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme Ve Yaralanmaya Neden Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/569
- Karar No
- 2025/6690
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme Ve Yaralanmaya Neden Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/538 E., 2020/2153 K. SUÇ : Taksirle öldürme ve yaralanmaya neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsubuna karar verilmiş, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebeplerinin; eksik soruşturma ve araştırma ile tanık dinlenmeksizin hukuka aykırı olarak karar verildiğine, atılı suçu işlemediğine, hükmedilen cezanın yüksek olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine, Katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin; sanığın ıslak, kaygan ve virajlı yolda araç içindeki yolcuların uyarısına rağmen aracı hızlı kullanarak ve el frenini ani olarak çekmesi sonucu kazanın meydana gelmesine sebep olduğu, meydana gelen kazada kusurlu olması nedeniyle sanığın temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda kaza tarihinde sanığın daha önce tanışmış olduğu arkadaşı olan tanık ...................nin isteği üzerine ...nin arkadaşı olan müteveffa ile onun arkadaşı olan müdahil...'yı da alarak gezmeye başladıkları, böylece dördünün sanığın sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç ile ... Cad. Üzerinde seyir halinde bulunduğu sırada yolun aşağıya doğru eğimli olduğu sırada sanığın kullandığı arabanın sol ön tekerinin yolun sol tarafındaki orta refuje çarpıp savrulması ve bundan sonra elektrik direğine çarpması sonucunda müteveffanın ve müdahilin arabanın dışına savruldukları ve müteveffanın yarasının etkisi ile vefat ettiği, müdahilin ise şikayetçi olduğu ve yaralandığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 09/08/2019 tarih 9816 sayılı raporuna göre sanık ...'in asli kusurlu olduğunun rapor edildiği, bu şekilde kabul edilen kazada sanığın taksirle bir kişinin ölümüne, iki kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği düşünülerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiş, taksirle bir kişinin ölümünde de cezanın alt sınırı 2 yıl hapis olduğundan bir kişinin ölmesi bir kişinin yaralanması karşısında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak, trafik kazası tespit tutanağı ve ATK Trafik İhtisas Dairesinin aynı yönde olan raporlarının kazanın oluş şekline uygun görülmesi sebebiyle ATK Trafik İhtisas Dairesi raporundaki sanığın asli kusurlu olduğuna ilişkin kabul değerlendirildiğinde; yerel Mahkemece bir kişinin ölümü ve yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişi raporları ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu ile sanığın asli kusurlu olarak kazaya sebiyet verdiği olayda; kaza anına ilişkin CD inceme tutanağı, tanık beyanları birlikte değerlendirilerek sanık ...’nin sürücü belgesi olmadığı, kaza noktasının 150 m. gerisinde azami hız limitinin 50 km/saat olduğunu ve 100 m. gerisinde sağa tehlikeli viraj levhası olduğu halde olay günün havanın kar yağışlı, zeminin ıslak olmasına aldırış etmeden sağa tehlikeli viraja hızını kesmeden girdiği, tanık ... ve katılan... ...'ın beyanlarına göre, araçta bulunanların sanığı birçok kez yavaşlaması için uyardıkları, hatta ...'nın araçtan inmek istediğini beyan ettiği, yine katılan...'nın beyanına göre sanığın aracın el frenini çekerek 'drift' yapmaya çalıştığı ancak aracın kontrolünün kaybederek önce orta rüfüje çarptığı, daha sonra savrularak sol arka çamurluk ve kapı kısımları ile orta refüjdeki aydınlatma direğine çarparak kazaya sebebiyet verdiği, böylelikle eylemde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılarak, tayin olunan cezasında sanığın birden çok kesin kural ihlalinde bulunması sebebiyle, TCK'nın 22/3. maddesi gereğince arttırım miktarının üst sınırdan olacak şekilde 1/2 oranında uygulanması gerektiği yolunda tam bir vicdani kanaate varılarak, bilinçli taksir hükmünün uygulanma koşullarının oluşmasına rağmen mahkemece uygulanmaması gözetilerek bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin tüm, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin ıslak zeminde ve tehlikeli virajda araçta bulunan diğer kişilerin uyarılarına rağmen hızını azaltmamaktan ibaret bulunduğu gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca temel cezanın 1/3 oranı yerine, 1/2 oranında artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.