Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/17350 E. 2024/10444 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17350
Karar No
2024/10444
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2018/57 Esas, 2019/51 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 inci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/1029 Esas, 2020/431 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.02.2022 tarihli, onama görüşünü içerir tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz istemleri özetle; 1.Sanığa isnat edilen eylemlerin 17/25 Aralık süreci öncesine ilişkin olduğuna, 2.Bir kısım tanık beyanlarının 2004 yılı gibi çok eski dönemlere dair olduğuna, 3.Tanıkların bir kısmının duruşma sırasında sanık lehine beyanlarda bulunduklarına, mahkemece bu ifadelere yeterli gerekçe gösterilmeden itibar edilmediğine, 4.Sanığın talimatla Bankasya'da hesap açtırmadığına, 5.Suçun unsurlarının oluşmadığına ve, 6.Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16.MD-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ve Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarih ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağı dikkate alınarak, temyiz aşamasında dosyaya gönderilen ... ID numaralı detaylı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanık ve müdafine okunarak savunmalarının alınması; yine temyiz aşamasında dosyaya ifade tutanakları gönderilen ... ..., ... ..., ... ..., 'ın beyanlarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/1029 Esas, 2020/431 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanık hakkında mevcut delil durumu, bozma sebebi, sanığın adli kontrol hükümlerini ihlal ederek yasa dışı yollardan yurt dışına kaçarken yakalanmış olması, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kaldığının gözlenmesi ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında tahliye taleplerinin REDDİ ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/17350, K. 2024/10444, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-17350-e-2024-10444-k-90a6a648e70f