Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/16245 E. 2023/1226 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16245
- Karar No
- 2023/1226
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3305 E., 2020/111 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2017/334 Esas, 2018/337 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2018/3305 Esas, 2020/111 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın temyiz istemi özetle; CGNAT verilerine ilişkin baz bilgilerinin tutarsız olduğuna, IP adreslerine erişim sayısının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, tespit değerlendirme tutanağının kendisine tebliğ edilmediğine ve duruşmada tamamının okunmadığına, tespit değerlendirme tutanağının kendisine aidiyeti konusunda kişisel veri bulunmadığına, ekli kişilerin bir çoğunu tanımadığına, gsm numarası tespiti bulunmadığına, CGNAT verileri ile tespit değerlendirme verilerinin birbirini doğrulamadığına, tespit değerlendirme tutanağında dahi ByLock'un kendisi tarafından kullanılmış olabileceğinin değerlendirildiğine kesin olarak kendisi tarafından kullanıldığının ispatlanamadığına, tutanağını tahmin ve yoruma dayalı olarak oluşturulduğuna, ByLock'un hukuka aykırı delil olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir. B. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle : 1- CGNAT verilerine ilişkin baz bilgilerinin tutarsız olduğuna, 2- ByLock tespit değerlendirme tutanağının kendilerine tebliğ edilmediğine ve duruşmada tamamının okunmadığına, ID numarasının müvekkiline ait olduğuna dair veri veya GSM hattı tespiti bulunmadığına, ekli kişilerin bir çoğunun müvekkili tarafından tanınmadığına, CGNAT verileri ile tespit değerlendirme verilerinin kendi arasında çelişkili olduğuna, tespit değerlendirme tutanağının yorum ve varsıma dayalı oluşturulan bir belge olduğuna, 3- ByLock'un hukuka aykırı delil olduğuna, hükme esas alınamayacağına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, son olarak Şanlıurfa Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmaktayken FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisakı nedeniyle ile Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun kararı ile meslekten ihraç edildiği, sanığın dosya kapsamı itibari ile örgütün haberleşme ve faaliyetleri kapsamında kullanıılan ByLock programını yükleyerek örgütü takip ederek diğer örgüt üyeleri ile irtibat sağladığı anlaşılması ile tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak sureti ile süreklilik, çeşitlik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğinin sabit olduğu ile açıklanan nedenlerle eylemine uyan TCK 314/2 nci maddesi gereğincesuçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak temel ceza belirlenerek Terörle Mücadele Kanunun 5/1 inci maddesi gereğince; verilen ceza yarı oranında artırılmış, 5237 sayılı TCK’nın 62/1 inci maddesi gereğince yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay( kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay( kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir. c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 45419 ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2018/3305 Esas, 2020/111 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.