Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/15786 E. 2024/11852 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15786
- Karar No
- 2024/11852
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/530 Esas, 2018/450 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2019/392 Esas, 2020/340 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkeme gerekçesinin dosya kapsamı ile örtüşmediğine, 2. Delillerin, sanığın mahkumiyetine yeter derecede her türlü şüpheden uzak, açık, kesin ve net olmadığına, 3. Bylock içeriklerinin bulunmadığına, 4. Tanık F.İ. nin taraflı beyanda bulunduğuna, 5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, ilgili yerlerden ayrıntılı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının getirtilmesi, temin edilmesi halinde ByLock Tespit ve Değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden gerçek ismi tespit edilen şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip gerekirse tüm bilgi ve beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi, 2. Temyiz aşamasında dosya içerisine gönderildiği anlaşılan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.08.2022 tarihli yazısında, hakkında adli işlem tesis edilen .... isimli şahıs ile ilgili düzenlenen 21.06.2022 tarihli Dijital Veri İnceleme Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nda sanığın da tespitinin yapılması ve belgelerin örgütün yeniden yapılanma içerisinde olduğunu gösterir nitelikte olduğunun belirtilmesi karşısında; Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/9431 Soruşturma sayılı dosyasının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde aslının ya da onaylı ve okunaklı bir suretinin dosya arasına getirtilerek anılan Tutanağın temini ile sanığın ne surette tespitinin yapıldığı da belirlenerek tüm bilgi ve belgelerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak sanığın hukuki durumunun buna göre takdir veya tayin edilmesi, Gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, 3. CMK'nın 50/1-c maddesine yanlış anlam yüklenerek yemin verilmeyen tanıklardan olmayan H.H.Ö. ve U.A. nın yeminsiz olarak dinlenilmeleri, 4. İlk Derece Mahkemesi Gerekçeli Kararında 154180 sicil numaralı zabıt katibinin elektronik imzasının bulunmaması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2019/392 Esas, 2020/340 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.