Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/1441 E. 2024/8973 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1441
Karar No
2024/8973
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/312 E., 2021/332 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2018 tarihli ve 2017/279 Esas, 2018/539 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkraları ve 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2018/2403 Esas, 2018/1174 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Erzurum Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 2019/1248 Esas, 2019/3004 sayılı Kararı ile özetle; ''Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilip, istinaf aşamasında dosyaya konduğu anlaşılan Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığının 06.04.2018 tarihli veri inceleme raporu ile birlikte duruşmada CMK'nın 217 inci maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; Sanığa üyelik suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun'un 5/1 inci maddesi olarak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi'' gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir. 4. Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 05.10.2021 tarihli ve 2019/312 Esas, 2021/332 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafi temyiz dilekçesinde özetle; 1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.ByLock uygulamasına ilişkin verilerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine, 3.ByLock kullanıcısı olduğunun ispatlanamadığına, 4.Fişleme tutanağının gerçeği yansıtmadığına, 5.Tanık ifadelerinin çelişkili olduğuna, 6.Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanıldığı yargısal kararlarca hüküm altına alınan ByLock tabir edilir kriptolu haberleşme programını kullandığı, polis memuru olması hasebiyle hakkındaki veri inceleme raporu incelendiğinde sanığın SAY olarak kodlandığı, SAY kodunun örgüt içerisindeki açıklamasının "FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memurunu ifade ettiği", Ayrıca kurs taksidi bölümünde 150 ifadesinin geçtiği, kurs taksidinin rapordaki anlamının örgüte aktardığı para/himmet olduğu, böylece sanığın belli aralıklarla örgüte 150 liralık yardımda bulunduğu, dinlenen tanıklar ... ve ...'in beyanlarından anlaşıldığı üzere sanığın daha polis okulunda öğrenci olduğu 2009-11 yıllarında malum yapının evlerine sohbetlerine gittiği, polis okulundaki diğer öğrencileri bu sohbetlere davet ettiği, organizasyonunu yaptığı, ardından atandığı Isparta ilinde de sohbetlere katılmaya devam ettiği, 2013-14 yıllarında kendi bekar evinde diğer polis arkadaşlarıyla birlikte sohbetler düzenlediği, örgütle bağının veri inceleme raporundan da anlaşıldığı üzere 2015 yılı içerisinde de devam ettirdiği, Himmet adı altında örgüte para verdiği, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde bu şekilde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile üzerine atılı "silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma" suçunu işlediği belirtilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2019/312 Esas, 2021/332 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1441, K. 2024/8973, T. 27.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-1441-e-2024-8973-k-d20f3ca8a54b