Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/12885 E. 2024/12040 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12885
Karar No
2024/12040
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/284 E., 2020/167 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen düzeltilerek esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2017/53 Esas, 2018/667 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle aynı maddenin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/284 Esas ve 2020/167 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının celp edilmemesi sonuca etkili görülmemekle birlikte, sanık hakkında cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimi ile infazına karar verilirken, yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulama fıkrası olarak gösterilmesi ve aynı maddenin altıncı fıkrasının hükümden çıkartılması lüzumu yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.02.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi özet olarak; 1. Dosya kapsamındaki delillere, hakkaniyete ve adalete aykırı karar verildiğine, 2. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, 3. Dosyaya kısıtlılık kararı getirildiğine, tutuklu sanığa dosyadaki belgeler tebliğ edilmediğine, duruşma tutanakları usulüne uygun tutulmadığına, gerekçesiz tutuklama ve tutukluluğun devamı kararı verildiğine, duruşmasız şekilde tutukluluğun değerlendirildiğine, 4. Lehe delillerin ve savunmaların değerlendirilmediğine ve yeterince araştırılmadığına, 5. Yalnızca KOM ByLock raporuna ve CGNAT kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü verilemeyeceğine, 6. ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına, bu itibarla sanığın örgütsel amaçla ByLock kullandığının tespit edilemediğine, 7. ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, CGNAT, ByLock sorgu raporu ve sanığın kullandığı telefon itibarıyla IMEI bilgilerinin uyuşmadığına, yine CGNAT kayıtlarındaki baz bilgilerinin de sanığın bilgileri ile uyuşmadığına, 8. Sanığın el konulan telefonu 01.08.2015 tarihinde satın aldığına, ByLock uygulamasını bu tarihten öncesinde kullandığının iddia edilmesinin çelişkili olduğuna, 9. Sanıktan ele geçirilen dijital materyale ilişkin imajın CMK’nın 134. maddesindeki usule uygun alınmadığına, dijital materyal inceleme raporlarının çelişkili olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu tespitlerin örgütsel niteliğinin bulunmadığına, 10. Hükme esas alınan tanık beyanlarının çelişkili olduğuna ve gerçeği yansıtmadığına, bu beyanların dosya kapsamındaki deliller ve belgeler ile doğru olmadığının anlaşıldığına, 11. Kovuşturma aşamasında beyanlarından dönen, soruşturma aşamasındaki anlatımlarının baskı altına alındığını beyan eden yahut psikolojik tedavi gören bir kısım tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, 12. Sanığın yurt dışına çıkıp örgüt liderini ziyaret ettiğine dair tanık beyanının gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığına, başka dosya şüphelileri ile aynı zamanda yurt dışına çıkmasının da varsayıma dayalı olarak bu şahıslarla beraber örgüt liderini ziyaret ettiği şeklinde kabul edildiğine, 13. İddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, ilgili dönemdeki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, 14. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine, 15. Sanığın bu örgütün üyesi değil mağduru olduğuna, Mahkeme kabulünün aksine örgüt tarafından göreve getirilmediğine ve örgütle iltisaklı kişilerden sanığa yönelen zorluklara rağmen hak ederek bu göreve geldiğine, 16. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, sanığın örgüt içindeki konumunun delillerle ilişkilendirilerek somut şekilde tespit edilmediğine, 17. İsabetsiz gerekçe ile teşdiden ceza tayin edildiğine, 18. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sonuca etkili görülmeyen husus ve düzeltme sebebi dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmalarında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgüt hiyerarşisine organik bağ ile bağlı olup olmadığının tespiti bakımından, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden talep edilmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin ve hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden dosyaya 18.03.2019 tarihinde gelen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile ekindeki Abdulkadir K. isimli şahsın teşhisinin, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, Abdulkadir K.'nın ve var ise beyanda bulunan tüm şahısların tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2019/284 Esas, 2020/167 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/12885, K. 2024/12040, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-12885-e-2024-12040-k-a212e4008276