Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/9888 E. 2023/3082 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9888
Karar No
2023/3082
Karar Tarihi

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2017/590 Esas, 2018/145 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2018/133 Esas ve 2018/208 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.05.2021 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özet olarak; 1. Hukuka aykırı karar verildiğine, 2. ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığına, yalnızca CGNAT kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü verilemeyeceğine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ByLock konusundaki içtihatların göz ardı edildiğine, 3. ByLock verileri üzerinde bilirkişi incelemesinin masumiyet karinesine aykırı olarak yaptırılmadığına, 4. Eksik inceleme, hatalı değerlendirme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, 5. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, sanığın ByLock programını kullandığının tespit edildiği, CGNAT(HIS) sorgusunda sanığın (...) (...) (43) (09) numaralı hat ile 494 defa ByLock serverlerine bağlantı sağladığı, her ne kadar sanığın ByLock hesabına ilişkin bilgilere ve ByLock tespit değerlendirme tutanağına ulaşılamamış ise de, söz konusu bilgilerin kısmen kurtarıldığı, sanığın bilgilerinin de kurtarılamamış olabileceği, sanığın telefonundan ByLock serverlerine bağlantı yapıldığının kesin olarak tespit edildiği, sanığın ByLock programını kullandığı hususunda Mahkemece vicdani kanaatın hasıl olduğu, bu itibarla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmediği, ByLock kullanımının yukarıda belirtildiği gibi örgüt üyeliği için kesin delil teşkil ettiği, ayrıca sanığın örgütün eğitim kurumlarında öğrenim gördüğü, örgütün ana üye kazanma yönteminin eğitim kurumlarına gelen başarılı öğrencilerin yapıya kazandırılması şeklinde olduğu, yapıya kazandırılan bu öğrencilerin öğrencinin durumunda göre emniyet, askeriye, bakanlıklar gibi devletin önemli organlarına yerleştirilmeye çalışıldığı, sanığında örgütün dershanesine gittikten sonra üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmasına rağmen polis okuluna gitmesinin örgütün talimatı doğrultusunda olduğunun değerlendirildiği, bu hususların ByLock delili ile örtüştüğü, eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY'nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği anlaşıldığından, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, buna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden temin edilmeye çalışılması, tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilememesi halinde operatör kayıtları ile eşleştirmesi yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilen ByLock HIS (CGNAT) kayıtları ve dosya içerisindeki HTS sonuçları karşılaştırılıp belirtilen hat üzerinden ByLock kullanan kişinin sanık olup olmadığının tespiti amacıyla bilirkişiden teknik rapor alınması, 2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık Garson'un, gerek ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas sayılı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (Kom Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, .... Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde elde edilen bilgilere ilişkin raporların, müsnet suç yönünden; gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir delil olarak kabul edilmesinin hukuka uygun olduğu belirlenmekle, Dosya içerisinde yer alan örgüt mensubu gizli tanık Garson'dan ele geçirilen ... SD kart üzerinde yapılan inceleme sonucunda Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Veri İnceleme Raporuna göre, sanığa ilişkin "DERECE 1" ve "DERECE 2" kodlarının "FETÖ mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan" kişileri ifade eden "A5" koduna karşılık geldiği şeklindeki bilgilerin bulunması karşısında, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapılanması içindeki konumunun ve faaliyetlerinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, sanığın da duruşmaya davet edilerek, Veri İnceleme Raporundaki bilgilerin, hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden gelen B.Ş.'nin beyanlarının, dijital materyal inceleme raporunun ve UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılması sonucunda var ise bu araştırma kapsamında elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, sanığın söz konusu delillere ilişki beyanlarının alınması, var ise beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, Veri İnceleme Raporunun hükme esas alınıp alınmadığı da karar yerinde tartışıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz delillere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2018/133 Esas, 2018/208 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/9888, K. 2023/3082, T. 16.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-9888-e-2023-3082-k-11f03854cbe7