Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/21800 E. 2024/4025 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21800
- Karar No
- 2024/4025
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/117 E., 2020/213 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma 18.08.2016 (Sanıklar ..., ..., ... ..., ...) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama-Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş, Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmolunan cezaların nev miktarı itibariyle yasal şartlar oluşmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2017/7 Esas, 2018/212 sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/117 Esas, 2020/213 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.11.2021 tarihli ve onama-bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1-Tespit değerlendirme tutanağının hüküm kurmaya yeterli olmadığına, 2-Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna delil vasfı taşımadığına, 3-Üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1-Tespit değerlendirme tutanağının hüküm kurmaya yeterli olmadığına, 2-Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna delil vasfı taşımadığına, 3-Üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1-Tespit değerlendirme tutanağının hüküm kurmaya yeterli olmadığına, 2-Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna delil vasfı taşımadığına, 3-Üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1-Tespit değerlendirme tutanağının hüküm kurmaya yeterli olmadığına, 2-Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna delil vasfı taşımadığına, 3-Üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1-Tespit değerlendirme tutanağı bulunmadığından ByLock iddiasının ispatlanamadığına, 2-Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna delil vasfı taşımadığına, 3-Üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle, 1-Tespit değerlendirme tutanağı bulunmadığından ByLock iddiasının ispatlanamadığına, 2-Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna delil vasfı taşımadığına, 3-Üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1-Tespit değerlendirme tutanağı bulunmadığından ByLock iddiasının ispatlanamadığına, 2-Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna delil vasfı taşımadığına, 3-Üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1-ByLock tespiti bulunmadığından suçun sübut bulmadığına, 2-Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna delil vasfı taşımadığına, 3-Üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1-ByLock tespiti bulunmadığından suçun sübut bulmadığına, 2-Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna delil vasfı taşımadığına, 3-Üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1-ByLock tespiti bulunmadığından suçun sübut bulmadığına, 2-Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna delil vasfı taşımadığına, 3-Üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1-ByLock tespiti bulunmadığından suçun sübut bulmadığına, 2-Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna delil vasfı taşımadığına, 3-Üye olma suçunun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1-Sanıklar ..., ..., ... yönünden; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2-Sanıklar ..., ..., ... yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilerek; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının yeniden talep edilmesi, duruşmada CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca okunarak tartışılması ByLock'ta ekleyen ve eklenenler listesinde adı geçen kişilerin araştırılarak kimlikleri tespit edildiğinde tanık sıfatıyla usulüne uygun olarak dinlenmeleri ayrıca bu kişilerin soruşturma dosyalarının getirtilmesi ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken ByLock kullanıcısı olduklarına dair yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı ilamında açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden somut olay değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına göre, ByLock programı kullanıcısı oldukları yönünde tespit bulunmayan, kod adı kullanmadıkları anlaşılan, tanık beyanlarından örgütün operasyonel eylemlerinin bilinmesinden önceki dönemde içeriği tespit edilemeyen mütevelli sohbetlerine 2011-2013 yılları arasında katılmaları dışında örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduklarını gösterecek derecede çeşitlilik devamlılık ve yoğunluk gösteren faaliyetleri saptanamayan sanıkların CMK 223/2-e maddesi gereğince ispat edilemeyen müsnet suçtan beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 4-Sanık ... yönünden; Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 12.10.2021 tarih ve 2021/249 Esas sayılı yazıları ile sanığın "Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçu"ndan mahkemelerinde yargılanmakta olduğu bildirilmiş olmakla UYAP üzerinden yapılan araştırmada dosyanın derdest olduğu görüldüğünden dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle anılan dava dosyası kapsamında her iki dosyanın dava tarihi eski olan Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinde birleştirilip tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayininde zorunluluk bulunması bozulmayı gerekmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 1- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/117 Esas, 2020/213 sayılı kararında sanıklar ..., ..., ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/117 Esas, 2020/213 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.