Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/17356 E. 2023/2197 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17356
Karar No
2023/2197
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ve müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ...Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/36 Esas, 2017/107 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 53/1-2-3, 58/9 maddesi yollamasıyla 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/628 Esas, 2018/408 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle; 1- Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2- Delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği konusunda araştırma yapılmadığına ve hukuka uygun elde edilmeyen yasak delile dayanılarak hüküm kurulduğuna, 3- ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 4- ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğine, 5- Dijital materyal inceleme sonuçları, HTS analizleri ve ByLock bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmadan hüküm verildiğine, 6- Eksik araştırma ile çelişkiler giderilmeden hüküm verildiğine ve savunma hakkının kısıtlandığına, 7- CMK'nın 176/3 maddesi gereği kalem sorgusu yapılmamak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, 8- Dijital materyallere kanuna aykırı el konulduğuna, 9- CMK'nın 191 inci maddesine aykırı işlem yapıldığına, 10- Dijital materyaller hakkında bir karar verilmediğine, 11- Sanığın duruşmada hazır edilmeyerek savunmasının SEGBİS ile alınmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine, 12- Suç tarihinin yanlış yazıldığına, 13- Mahkumiyet hükmünün CMK'nın 230 uncu maddesine uygun gerekçeyi içermediğine, 14- Yapının 15 Temmuz darbe girişimi ile örgüt sayılması gerektiğine, iddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, bu tarihten önceki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, 15- ByLock kullanmadığına, 16- Soyut iddialar ile mahkumiyet kararı verildiğine, 17- Örgüt üyeliği için aranan şartların ve suçun unsurlarının oluşmadığına, 18- ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında herhangi bir yazışma içeriğinin bulunmadığına, 19- Bank Asyada talimat tarihinden çok önce açılmış maaş hesabı bulunduğuna, hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine, 20- Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiğine, 21- Örgüte yakın kurumlardaki SGK çalışma kayıtlarının müspet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, 22- Evde bulunan materyallerin hükme esas alınamayacağına, 23- İsnat edilen silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasını kabul etmediğine, 24- Bank ... iddiasının kendisine sorulmadığına ve savunmasının alınmadığına ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair hususlar ve sair temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "her ne kadar sanık ByLock kullanmadığını söylemiş ise de; dosyaya getirtilen BTK'dan gelen yazı cevapları, sanığın ifadeleri ve nüfus kayıtları incelendiğinde; sanığın, (...) (...) 58 32 nolu telefon hattı ile ByLock programına giriş yaptığının tespit edildiği, sanığın K. adından bir oğlunun olduğu ve edebiyat öğretmeni olduğu, sanığın kullanıcı adının "edebihat1" ByLock şifresinin ise "kerem0214" olduğu, bu haliyle sanığın savunmasına itibar edilemeyeceği, sanığın savunmasının cezadan kurtulma amacına matuf olduğu, terör örgütü liderinin 2013 yılının sonunda verdiği "Bank Asyaya para yatırın" talimatı üzerine 31.01.2014 tarihli hesap bakiyesi 559 TL iken, Şubat 2014 tarihinden Haziran 2014 kadar hesabında 3.000'nin üzerinde hesap bakiyelerinin olduğu ve bu haliyle örgüt liderinin talimatıyla hareket ettiği Bank ... kayıtlarından anlaşılmaktadır. BTK'dan gelen Ip trafik bilgisi, GSM kayıtları, kullanılan cihaz ile GSM hatlarının ve IP'lerinin uyum göstermesi, kapatılan Eymir Özel Eğitim ve Öğretim Kurumunda SGK kaydının olduğu ve bu haliyle sanığın eylemlerinde istikrar gösterdiği göz önünde bulundurularak sabit olan eylemine uyan, TCK'nın 314/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına, sanığın cezasının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 maddesi gereğince yarı oranında artırılmasına, sanığın duruşmalardaki iyi hali, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak TCK’nın 62/1 inci maddesi ile 53, 58/9, 63 üncü maddelerinin de uygulanması suretiyle cezalandırılmasına" karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Silahlı terör örgütü üyeliği yakalama tarihine kadar temadi eden suçlardan olması nedeniyle, 07.11.2016 olan yakalanma tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığına 07.11.2017 şeklinde yazılmış olmasının mahallinde düzeltilmesi olanaklı bulunmuş, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 ... ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı gözetilerek infaz edilmesi mümkün görülmüş, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Adli emanete kayıtlı dijital materyaller, imajlar ve eşyalar hakkında, mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüş, zorunluluk nedeni gösterilmeden SEGBİS vasıtasıyla sanığın savunma alınmış ise de; sanığın ve müdafiinin yargılamanın hiçbir aşamasında itiraz etmeyerek zımnen kabul ettiği, savunma alınmasının silahların eşitliği ve yargılama ilkesi çerçevesinde sanığın savunmasında zaafiyet yaratmadığı anlaşılması karşısında, bu yöne ilişkin sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya kapsamına göre diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın Bank ... nezdindeki hesap hareketleri getirtilip incelenmeden yalnızca Masak raporuna dayanılarak örgüt liderinin talimatı ile hesap artırımı yaptığının kabul edilmiş olması ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayacak şekilde sanığın Eymir Özel Eğitim ve Öğretim Kurumu'nda SGK kaydının bulunduğunun belirtilmesi sonuca etkili bulunmamıştır. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere göre; ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullandığı, örgütle bağlantılı kurumlarda çalıştığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik saptanmadığı anlaşılan sanığın, Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 1- Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90 ıncı maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi uyarınca, 5271 sayılı Kanun'un 150, 234 ve 239 uncu maddeleri gereğince, soruşturma aşamasında sanığa baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafi ücretinin sanıktan yargılama gideri olarak tahsiline karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/628 Esas, 2018/408 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri gereği hükmün 9 uncu fıkrasından “yollaması ile TCK'nın 58 inci maddesi” ibaresinin çıkarılması, hükmün 12 nci fıkrasındaki "ile soruşturma aşamasında kendisine istemi üzerine barodan müdafii tayin edildiği anlaşılmakla Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii ve vekillere yapılacak ödemelere ilişkin 2017 yılı tarifesi ne göre 260 TL" ve "toplam 416,95 TL" ibaresinin çıkarılması ve "toplam 156,95 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/17356, K. 2023/2197, T. 13.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-17356-e-2023-2197-k-dc8bd4eeaf3d