Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14653 E. 2024/6485 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/14653
Karar No
2024/6485
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4169 E. 2022/672 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle, mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında beraat,kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; hukuka aykırı biçimde sanığın beraatine karar verildiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 19.06.2016 tarihinde temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... ile sanık ...'nun kaçak sigara ticareti yapacakları ihbarı üzerine kolluk görevlilerince sanık ...'ye ait ... mahallesi ... mevkiinde bulunan 2 katlı evde yapılan aramada 39.000 paket bandrolsüz kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında; sigaraların bulunduğu evin kendi evine ve tarlasına 2-3 km uzaklıkta olduğunu, bu evde yakalanan sigaralarla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38. maddesinin 6. fıkrası da “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarında yer alan hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklindeki açık düzenlemeler karşısında, sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile sanık ...'nun beraatine karar verilmiştir. Adlî aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119 uncu maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. Dosya kapsamına göre; Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan arama kararı olmadığı gibi, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izninin de bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanığın aşamalardaki savunmalarında ele geçen kaçak eşyayı satmak amacıyla bulundurduğuna dair bir beyanının da bulunmaması bu nedenle, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bismil Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/14653, K. 2024/6485, T. 25.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-14653-e-2024-6485-k-bea07de1ecd4