Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/1630 E. 2026/11543 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/1630
- Karar No
- 2026/11543
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3529 E., 2019/930 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 2.Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/353 E., 2018/286 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, terör örgütü propagandası yapmak, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine silahla katılma, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : A. Sanık ... hakkında; 1. TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddesi yollaması ile TCK'nın 314/2, 220/6-2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 53/1, 58/9 2. 2911 sayılı Kanun'un 32/1, TCK'nın 53/1, 58/9 3. 2911 sayılı Kanun'un 33/1-a, TCK'nın 53/1, 58/9 4. 2911 sayılı Yasa'nın 32/2. maddesi yollaması ile TCK'nın 65/1, 265/3, 265/4, 43/2-1, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 53/1, 58/9 B. Sanık ... hakkında; 1. TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddesi yollaması ile TCK'nın 314/2, 220/6-2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 53/1, 58/9 2. 2911 sayılı Kanun'un 32/1, TCK'nın 53/1, 58/9 3. 3713 sayılı Kanun'un 7/2-a, TCK'nın 53/1, 58/9 4. 2911 sayılı Kanun'un 33/1-a, TCK'nın 53/1, 58/9 5. 2911 sayılı Yasa'nın 32/2 maddesi yollaması ile TCK'nın 265/1, 265/3, 265/4, 43/2-1, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 53/1, 58/9 C. Sanık ... hakkında; 1. TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddesi yollaması ile TCK'nın 314/2, 220/6-2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 53/1, 58/9 2. 2911 sayılı Kanun'un 32/1, TCK'nın 53/1, 58/9 3. 2911 sayılı Kanun'un 33/1-a, TCK'nın 53/1, 58/9. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesine eklenen üçüncü fıkra uyarınca “İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları…” düzenlemesiyle sanıkların haklarındaki Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32 nci maddesinde yer alan suçların temyiz edilebilir suçlar arasında sayıldığı ve aynı Kanun'un 31. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenen geçici 5. maddenin 1/f bendi ile de “286 ncı maddenin üçüncü fıkrasında yapılan düzenleme, bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla aynı suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında da uygulanır” düzenlemesi uyarınca süresi içinde bu suçlar yönünden de temyiz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan yapılan incelemede; Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu ile ilgili verilen bölge adliye mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı CMK'nın 286 ncı maddesinin ikinci bendinin (a) bendi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan ayrıca bu suçun 7188 sayılı Kanun kapsamında temyize tabi suçlar arasında sayılmadığından sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanıklar hakkında Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne silah ile katılma suçundan yapılan incelemede; Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine verilen mahkumiyet kararına karşı sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun CMK'nın 286. maddesi gereğince kesin olarak esastan reddine dair karar verildiği, sanıklar müdafilerinin bu suç yönünden temyiz talebinde bulunduğu, sanıklar hakkındaki kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne silah ile katılma suçu yönünden kesin nitelikteki bu hükme karşı temyiz başvurusunda bulunulamayacağı, ayrıca bu suçun 7188 sayılı Kanun kapsamında temyize tabi suçlar arasında sayılmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi uyarınca sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin reddine dair sanık ... hakkında 15.11.2019, sanık ... hakkında 06.11.2019 ve sanık ... hakkında 31.10.2019 tarihli EK KARARLARIN ONANMASINA, 2. Sanıklar hakkında Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılarak ihtara rağmen dağılmama suçu ile sanık ... hakkında ayrıca terör örgütü propagandasına dönüşen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü kapatma suçu yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı ONANMASINA, 3. Sanıklar hakkında örgüt adına suç işleme suçu yönünden yapılan incelemede; Sanıkların TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddeleri delaletiyle 314/2'nci maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, 08.12.2023 tarih ve 32393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2023/132 esas, 2023/183 sayılı kararı ile TCK'nın 220/6'ncı maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline ve Resmi Gazete'de yayımlanmasından 4 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu hükmün iptal edilmesi üzerine iptal hükmünün yürürlüğe gireceği 08.04.2024 tarihinden önce Yasakoyucu tarafından 02.03.2024 tarihinde çıkartılan 7499 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi ile TCK'nın 220/6'ncı maddesinde düzenlemeye gidildiği, buna göre, “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca iki yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, ayrıca TCK'nın 314/3'üncü maddesine ise “(3) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.” şeklindeki fıkranın eklendiği ve diğer fıkranın buna göre teselsül ettirildiği; söz konusu yasal düzenlemelerin de somut norm denetimine konu edilmeleri üzerine 7499 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi ile değiştirilen TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/81 esas, 2024/189 sayılı kararı ile ikinci kez iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği ve iptal edilen Kanun hükümlerinin yerine yeni bir düzenleme yapılmadığı; Anayasa'nın 153/5'inci maddesinde Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin belirtildiği, bununla birlikte Anayasa'nın 38'inci maddesine göre kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve ceza normlarının ancak kanunla konulabileceğinin belirtildiği, Anayasa normuna paralel şekilde suç ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen TCK'nın 2'nci maddesinde kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamayacağı düzenlemesinin bulunduğu, yine ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen TCK'nın 7'nci maddesinde de, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanunun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2023 tarihli, 2023/1-345 esas, 2023/579 sayılı kararı ile 14.06.2023 tarihli, 2021/1-427 esas ve 2023/344 karar sayılı somut olaya benzerlik gösteren emsal nitelikteki kararlarında da Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında ortaya çıkan duruma ilişkin değerlendirmeler yapılmış, Anayasa'nın 38'inci maddesi ile TCK'nın 7'nci maddeleri gereğince iptal kararı sonrasında sanıklar lehine olarak ortaya çıkan durum dolayısıyla sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi maksadıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu işlediği kabul edilerek TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddeleri delaletiyle 314/2'nci maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilen sanıkların, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği gözetilerek Anayasa'nın 38'inci ve CMK'nın 223/2-a maddeleri gereğince beraatlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı, örgüt adına suç işleme suçu yönünden hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık ... hakkında örgüt adına suç işleme suçu yönünden bozma sebebi ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİ için ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.