Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16147 E. 2023/1268 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16147
- Karar No
- 2023/1268
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2044 E., 2018/407 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2018/85 Esas, 2018/218 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/2044 Esas ve 2018/407 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında yalnızca ByLock iddiası olduğuna, hatalı ve yanlış iddiaya dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, ByLock isnadının ispatına dair her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerin toplanmadığına, gelen verilerin birbiriyle çelişkili olduğuna ve uyuşmadığına, yerel mahkemenin talep etmelerine rağmen bilirkişi incelemesi yaptırmadığına, bilirkişi talepleri ve diğer taleplerinin gözardı edildiğine, Kom Şube Müdürlüğünden gelen eksik ve hatalı belgelerin doğruluğunun araştırılmadığına, sanığın ByLock kullanmadığına ve ByLock listesinde ekli kişileri tanımadığına, eniştesinin listede ekli olması dolayısıyla sanığın cezalandırılmasına karar verildiğine, cezaların şahsiliği ilkesinin gözardı edildiğine, eniştesinin söz konusu programı kullanıyor olmasının sanığın da kullandığı anlamına gelmediğine, ByLock serverinin veri bütünlüğünün şüpheli olduğuna, ByLock delilinin yasak delil olduğuna, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, suç örgütüne üye olan ve terör örgütünde üst seviyelerde görev alan kişilerin mesajlaşmalarının sanığa atfedilemeyeceğine, sanığın örgütle organik bağı bulunmadığına, sanığın iddia olunan silahlı terör örgütünün eylem ve faaliyetlerine sürekli olarak katılmadığına, eylemlerin yoğunluğu kriterinin oluşmadığına, sanığın eylemlerinin ilişkilendirilmediğine, yerel mahkemece yapılan eksik araştırma ve incelemelerin yüksek mahkemece tamamlanarak kararın değiştirilip düzeltilerek beraat kararı verilmesine, aksi taktirde kararın bozulmasına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "gerek soruşturma aşamasında gerek ise kovuşturma aşamasında dosyaya celp edilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının tespit tutanaklarında sanığın (...) (...) 01 48 GSM telefon hattı ile 35870104203721 IMEİ nolu telefon cihazı ile ilk tespit tarihi 2014 yılı 8 inci ayın 16'sında olmak üzere bu programı yüklediği, BTK'ya yazılan müzekkereye verilen cevaptan açıkça anlaşılacağı üzere; ByLock isimli programa tahsis olunan dokuz adet IP'den 46.166.160.137 ve 46.166.164.177 nolu IP'ler ile ilk giriş tarihi 16.08.2014, son giriş tarihi 25.01.2016 olmak üzere, toplam 7052 kez sinyal almak suretiyle bağlandığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen ByLock tespit değerlendirme tutanağı içeriğine göre sanığın (...) (...) 01 48 numaralı GSM hat üzerinde kullandığı programda ID numarasının 153648, kullanıcı adının krst1954, giriş sayısının 38(log olarak) alınan mail sayısının 18(log olarak) gönderilen mail sayısının 45(log olarak), alınan mesaj sayısının 14(log olarak), gönderilen mesaj sayısının 45(log olarak) olduğu; yine söz konusu tutanakta sanığa ait ID ile birden çok şahıs arasında irtibat olduğu, sanığın ByLock programı üzerinde irtibatı tespit edilen G. A.'nın eniştesi olduğunu söylediği, sanık her ne kadar ByLock isimli programı indirip kullanmadığın savunmuş ise de, bu savunmanın yukarıda açıklanan teknik deliller karşısında inandırıcılıktan uzak olduğu ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul olunmuş, bu sebeplerle sanığın ByLock isimli örgüt içi gizli haberleşme programını cep telefonuna yükleyip çok sayıda giriş yapmak sureti ile kullandığı, bu şekli ile örgüt liderinin talimatları doğrultusunda bu programı kullandığı böylesine gizli bir programı kullanmak sureti ile örgüt üyeliği suçunun tüm unsurları ile oluştuğu anlaşılmış ve sanığın eylemlerinin uymuş olduğu TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddeleri uyarınca sanık hakkında ceza tayin edilerek hüküm kurulmasına" karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince "03.10.2017 - 09.10.2017 tarihleri arasında gözaltında kalan sanığın gözaltı tarihlerinin CMK'nın 232/2-d maddesine aykırı olarak hükmün başında belirtilmemesi, mahallinde eklenmesi ve infaz sırasında gözetilmesi mümkün görülmüş, sanık ...'ya ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında İD no "153648", kullanıcı adı "krst1954", şifre"19541954$e" olduğu, kullanıcı adının ismindeki sessiz harflerden ve annesinin doğum tarihinden oluştuğu, ByLock listesindeki G. A.'nın eniştesi olduğu ve ByLock yazışmalarında sanığa ismi ile hitap edildiği tespit edilen dava dosyasında, yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle red edilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. D bendinde yazılı nedenle tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. B. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY'nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı" kabul edilmiştir. C. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına ve ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğine göre örgüt liderinin talimatları doğrultusunda ByLock kullandığı anlaşılan sanığın, örgüt üyeliği suçunun tüm unsurları ile oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiş ve karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmemiştir. D. Ancak; sanık müdafii ile sanığın 21.02.2023 ve 22.02.2023 tarihli dilekçeleri ile sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne ilişkin bütün bildiklerini samimi bir şekilde anlatmak ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan etmeleri karşısında; sanığın duruşmada hazır edilerek yeniden ifadesi alınmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrası ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/2044 Esas, 2018/407 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.