Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/16048 E. 2023/1743 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16048
Karar No
2023/1743
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1109 E., 2021/892 K. KATILANLAR : ..., ..., ÖSYM Başkanlığı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Kurumlar vekilleri, sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Yargılama konusu silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden ..., ... ve ÖSYM Başkanlığı’nın; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden ise ... ve ÖSYM Başkanlığı’nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıca mezkûr suçlardan açılan kamu davalarına katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümleri temyize hak ve yetkilerinin olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ... müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2017/1 Esas, 2021/52 sayılı Kararı ile sanık hakkında; a) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri; resmi belge sahtecilik suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/1109 Esas, 2021/892 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan Kurumlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.09.2021 tarihli ve kısmî ret, kısmî onama görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 3. Hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 4. Sanığın ByLock programını indirmediğine ve kullanmadığına, 5. ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilemediğine, 6. Etkin pişmanlıktan faydalanan kişilerin beyanlarının hükme esas alınamayacağına, 7. Sanığın Bank Asyaya örgüt talimatı ile para yatırmadığına, 8. SGK kayıtlarının delil olarak kabul edilemeyeceğine, 9. Suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesinin kanuna aykırı olduğuna, 10. Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, 11. Sanık hakkında beraat kararı verilmesine ve tahliyesine, 12. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. B. ... ve ... vekillerinin temyiz sebepleri ... ve ... vekillerinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına, 2. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair husulara, İlişkindir. C. ÖSYM Başkanlığı vekilinin temyiz sebepleri ÖSYM Başkanlığı vekilinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın tüm sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair husulara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü “Sanık ...'nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde askeri mahrem imam olarak yer aldığı, FETÖ/PDY terör örgütünün haberleşmede kullandığı ByLock programını yoğun olarak kullanmış olması, ByLock uygulamasının hizmet sunduğu IP adresleri ile kullandığı cep telefonu ile birçok bağlantı kurulmuş olması, sanık ile aynı düzeyde bulunabilecek bir vatandaştan iletişim için doğrudan telefon hattını ya da yaygın olan diğer mobil uygulamaları kullanması beklenirken, sanığın "ByLock" isimli uygulamayı kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve örgüt üyeliği için somut birer delil olması ve sanığın " Ahmet ve Özcan " şeklinde kod isim kullanması, örgüt talimatı ile örgüt içi tayine tabi olması, örgüt talimatına uyarak yapının en önemli finans ayağı olan Bank Asyaya bakiye oluşturma yoluyla destek sağladığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup örgütle organik bağ kurduğu, sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun sübuta erdiği, SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Sanık ... üzerine atılı ve sabit görülen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği anlaşıldığından bu suçtan dolayı eylemine uyan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık hakkında TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca ceza belirlenirken TCK'nın 61 maddesi uyarınca sanığın güttüğü amaç ve saik, kusurunun ağırlığı, askeri mahrem imam olması sebebiyle meydana getirebileceği zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılmıştır. Sanığın soruşturma aşamasında ikrar içeren beyanlarından kovuşturma aşamasında dönmesi sebebiyle, sanığın pişmanlık gösterir biçimde hareket etmemesi sebebiyle hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır. Sanığın yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları, sabıkasının bulunmaması ve verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak cezası TCK' 62/1 inci md.si gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek, takdiri indirim hükümleri uygulanmıştır. Sanık hakkında belirlenen hapis cezasının miktarı itibariyle yasal koşulları oluşmadığından TCK'nın 51 maddesinde düzenlenen erteleme hükümleri, TCK'nın 50 maddesinde düzenlenen seçenek yaptırıma çevirme hükümleri ile CMK'nın 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır. Sanığa verilen hapis cezasının yasal sonucu olarak TCK'nın 53/1 maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ve TCK'nın 58/9 maddesi gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.... vekilinin resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ...’nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B.... vekilinin resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi ...’nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçlardan açılan kamu davalarına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, ... vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. C.ÖSYM Başkanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi ÖSYM Başkanlığı’nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçlardan açılan kamu davalarına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, ÖSYM Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. D.Sanık ... müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemleri Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik öneme haiz TSK mahrem yapılanması içerisinde askeri mahrem imam konumunda yer alıp kod adı kullanan, sorumluluğu altındaki askeri şahıslarla ilgilenen ve belirli aralıklarla görüşerek örgüt adına takiplerini yapan, gizliliği sağlamak için örgütsel haberleşmede ByLock programını kullanan, örgüt içinde tayine tabi olacak şekilde örgüt ile iltisaklı farklı kurumlarda çalışma kaydı bulunan, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı belirlenerek sanık ... müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. ... ile ... vekillerinin resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık; ÖSYM Başkanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri Gerekçe bölümünde (a) bendinde açıklanan nedenle ... vekilinin; gerekçe bölümünde (b) bendinde açıklanan nedenle ... vekilinin; gerekçe bölümünde (c) bendinde açıklanan nedenle ÖSYM Başkanlığı vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Müdafiinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Gerekçe bölümünde (d) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.05.2021 tarihli ve 2021/1109 Esas, 2021/892 sayılı Kararında sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16048, K. 2023/1743, T. 30.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-16048-e-2023-1743-k-211e71c3d574