Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/13379 E. 2023/980 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13379
Karar No
2023/980
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1774 E., 2019/115 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2018/80 Esas, 2018/187 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.02.2019 tarihli ve2018/1774 Esas, 2019/115 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.09.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, sanık her ne kadar ByLock kullandığını ikrar etmişse de bu mesajlaşmanın örgütsel nitelikte olmadığı bunun bilirkişi aracılığıyla tespit edilmediği ayrıca Y.K. İsimli kişinin ByLock yüklü telefonu hediye ettiği daha önceden bu programın yüklü olabileceğini bu durumun araştırılmamış olduğunu bu durumlar göz önüne alınarak sanık hakkında lehe hükümler uygulanmasına ve duruşma talepli olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü üyeleri arasında emir ve talimatların yerine getirilmesi amacıyla geliştirilip sadece örgüt üyelerinin referansı ve karşılıklı onayları sonucu kullanılabilen kriptolu haberleşme programı olan “ByLock” isimli haberleşme programını adına kayıtlı olup kendisi tarafından kullanılan 0 507 (...) (..) (..) nolu hattının takılı olduğu 351585060554560 imei nolu telefona yüklediği, 05.09.2014 ile 21.10.2014 tarihleri arasında FETÖ/PDY nin bylock kullanımına tahsis edilmesi amacıyla Litavanyadan kiralamış olduğu 46.166.164.176 ve 46.166.164.177 nolu IP'lere 7 farklı günde 264 defa bağlanmak suretiyle bylock programını kullandığı, FETÖ/PDY ye ait örgüte finans sağlayan Bank ... isimli bankada hesap açtığı, FETÖ/PDY nin sözde lideri Fetullah Gülen in zor durumda kalan Bank Asyanın kurtarılması amacıyla kampanya başlatılması yönünde talimat verdiği, 25 Aralık 2013 tarihinden sonra 2014 Mart ayı sonuna kadar banka hesabının aktif bir şekilde kullanmaya devam ettiği, savunmasında ByLock isimli programı bir dönem yakınlık duyduğu Yılmaz Karaaslan isimli kişi tarafından yüklenildiğini, öğrencilik döneminde FETÖ/PDY ye müzahir dershaneye gittiğini, FETÖ/PDY nin sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığını beyan ettiği anlaşılmakla; sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği yoğunluğu ve FETÖ/PDY mensupları tarafından kullanılan bylock isimli programı kullanması hususları bir bütün olarak nazara alındığında sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’ye organik olarak bağlı olduğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alıp emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği ve böylelikle üzerine atılı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmıştır. Sanığın 0 507 (...) (..) (..) GSM hattı ile ByLock kullandığını ikrar etmesi ve bu hattına ByLock yükleyenin kim olduğunu belirtmesi ve bildiği örgüt mensuplarını beyan etmesi dikkate alındığından silahlı terör örgütü üyesi olan sanığın, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile ilgili bilgi vererek etkin pişmanlık gösterdiği anlaşıldığından cezasından TCK'nun 221/4 maddesi 2. cümlesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapıldığına dair hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; 1- Bank ... hesabındaki rutin bankacılık faaliyetlerinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2- Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile ayrıca UYAP veri havuzunda sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirilmesi CMK'nın 217. maddesi gereğince sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 3- Sanığın ihraç edilmeden önce emniyet teşkilatında görev yaptığı nazara alınarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen veri inceleme raporu bulunup bulunmadığının sorulması, varsa bu rapora dayanak teşkil eden gizli tanık Garson’un daha önce hakim huzurunda alınan ifadesi ve delilin el konulmasına ilişkin hakimlik kararıyla birlikte getirtilmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın dosyaya yansıyan eylemleri nazara alındığında, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek bu kapsamda örgütteki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren ve anlatımlarda bulunduğu anlaşılan sanık hakkında verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama nazara alınarak TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4-2. maddesi gereğince daha makul oranda bir indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.12.2019 tarihli ve 2018/1774 Esas, 2019/115 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/13379, K. 2023/980, T. 07.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-13379-e-2023-980-k-3f74431216fb