Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2013/7149 E. 2013/10335 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2013/7149
Karar No
2013/10335
Karar Tarihi

Basit yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ... Kılıç1 in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 31/3, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 1.320,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 2. Çocuk Mahkemesinin 22/06/2012 tarihli ve 2012/366 esas, 2012/511 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.12.2012 tarih ve 2012/312278 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği bu nedenle tekrar suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; sanığın adlî sicil arşiv kaydının bulunmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanması için gerekli şartların mevcut olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, hukukumuzda ilk kez 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesi ile çocuklar hakkında, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 23. maddesiyle 5271 sayılı Yasanın 231. maddesine eklenen 5-14. fıkralar ile de büyükler için kabul edilmiş, aynı Yasanın 40. maddesiyle 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılık hariç olmak koşuluyla, çocuk suçlular ile yetişkin suçlular hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı koşullara tabi kılınmıştır.

Yetişkin sanıklar yönünden başlangıçta şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak, hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası için kabul edilen bu müessese, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 23.01.2008 ... ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklik ile hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezaları için uygulanabilir hale getirilmiş, böylece başlangıçta yetişkin sanıklar hakkında şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak uygulanan bu kurum Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılâp Yasalarında yer alan suçlar ayrık olmak üzere, tüm suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.

Ancak 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 26.02.2008 ... ve 5739 sayılı Yasa ile 3713 sayılı Yasanın 13. maddesinde yapılan değişiklik ve 1632 sayılı Askeri Ceza Yasasına eklenen Ek 10. madde ile 15 yaşından büyüklerin işledikleri terör suçları ile 1632 sayılı Yasada yer alan suçlar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği hüküm altına alınmakla, hükmün uygulanma koşulları daraltılmıştır.

Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip olup, bu husus Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 ... ve 346-25 sayılı kararında “Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nin 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile ... arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Müessesenin yargılama yasasında düzenlenmiş bulunması da onun karma niteliğini değiştirmez” şeklinde açıkça vurgulanmıştır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları;

a) Suça ilişkin koşullar;

1) Yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesis edilmeli ve hükmolunan ceza ise iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olmalıdır.

2) Suç, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılâp Yasalarında yer alan suçlardan bulunmamalıdır.

3) 01.03.2008 tarihinden itibaren işlenen suçlarda ise, suçun ayrıca 3713 sayılı Yasa ile 1632 sayılı Yasa kapsamında yer alan suçlardan olmaması gerekmektedir.

b) Sanığa ilişkin koşullar;

1) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,

2) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,

3) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması gerekmektedir.

Tüm bu koşulların bulunması halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır.

Mahkeme gerekçesinde “açıkça hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği halde yeniden davaya konu suçu işlediği,bu nedenle tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde kanaat oluşmadığı anlaşıldığından” demekle sanığa ilişkin olan 3. koşulun bulunmadığını ifade ettiği anlaşılmış; bu nedenle mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmemekle, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmeyerek talebin REDDİNE karar verilerek,dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2013/7149, K. 2013/10335, T. 13.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2013-7149-e-2013-10335-k-35d0dce3baf2