Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/5475 E. 2026/10361 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5475
- Karar No
- 2026/10361
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/183 E., 2026/63 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin, hükmün eksik incelemeye, çelişkili beyanlara ve hukuki nitelendirme hatalarına dayandığına, sanığın kastının hırsızlığa yönelik olduğu hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığına, olayın sıcaklığıyla yapılmış olan teşhislerin güvenilirliğinin tartışmalı olduğuna, sanığın suça konu telefonu aldığını hatırlamadığını ve evin dışında bulmuş olabileceğini ifade ettiğine, bu durumun, Bina İçinde Hırsızlık suçunun unsurlarını sarstığına, Mahkemece her ne kadar TCK'nın 168/2. maddesi uygulanmış olsa da, sanığın suça konu zararı giderme konusundaki iyi niyeti ve pişmanlığının yeterince takdir edilmediğine, temel cezanın alt sınırdan çok uzaklaşılarak belirlenmiş olmasının, etkin pişmanlık indiriminin etkisini zayıflattığına, TCK'nın 143/1. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca yapılan indirimin daha üst oranda uygulanması gerektiğine, TCK'nın 145/1. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 303/1. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma karar öncesi, ilk kararda belirtilen yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Van 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Van 6. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.