Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/999 E. 2026/10370 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/999
Karar No
2026/10370
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/282 E., 2024/669 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

I. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi Neticesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyizinin; dosya kapsamında herhangi bir teşhis yapılmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair parmak izi, GPS kaydı vs gibi somut bir delilin olmadığına, sanığın savunmalarına dikkat edildiğinde olay gecesi hakkında anlattıklarının gayet tutarlı olduğuna, sanığın aracı kiraladığı fakat olay anında kullanmadığına, diğer sanığın suçu tek başına işlediğine, sanığın hangi saatte nerede ve kimlerle olduğunun bilgisi açık ve ulaşılabilir olduğuna, bu nedenle sanığın üzerine atılı olan suçu işlemediğinden beraat yönünde karar verilmesi gerektiğine, sanığın kiraladığı araçta GPS takip sisteminin olduğunu bilerek araçla suç işlemeyeceğine, diğer sanıkların beyanlarıyla da desteklendiği üzere araç sanık tarafından kiralanmışsa da olay anında sanığın kontrolünde olmadığına, kabul anlamına gelmemek ile birlikte sanık için TCK'nın 39. maddesi uygulanmadığına, sanığın mahkeme tarafından sadece aracı kiralayan veya gözcülük yapan olarak yardım eden rolü biçilmişken; suçun sanık tarafından işlendiğini kabul anlamına gelmemekle birlikte; diğer sanıklara biçilen asıl fail rolleri gibi diğer sanıklarla aynı ve üst sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte eylemin gece gerçekleşmediğine, kararda sanığın talimat duruşmaları dahil dosyayı özenle takip etmesi ve mahkemeye karşı bir saygısızlığının olmaması, bu nedenle TCK'nın 62/2. maddesine göre indirim uygulanması gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için sanığın üzerine atılı suçu işlendiği düşünüldüğünde, malın değerinin azlığı da göz önünde bulundurularak zararın sanık tarafından karşılanmış olması sebebiyle indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkmesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,

II. Sanık ... ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi Neticesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'nın temyizinin; SEGBİS aracılığıyla tarafına ceza verildiğine, yapmadığı olaydan dolayı hakkında hüküm kurulduğuna, olay zamanında İstanbul'da olduğuna; sanık ... müdafiinin temyizinin; kararın eksik inceleme ve araştırma neticesinde verildiğine, cezanın tayin ve tespitinde hataya düşüldüğüne, müdafi olduğu sanığın tüm aşamalardaki ifadelerinde belirttiği gibi suçun işlendiği çanakkale iline dahi gitmediğine, üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin dosya muhtevasında objektif, somut bir delil bulunmadığına, kararının temyizen incelenerek bozulmasına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık ... tarafından şikâyetçinin zararının giderildiğinin ve sanık ... ...'nın bu zarar giderimine açıkça karşı çıkmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında da TCK'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/999, K. 2026/10370, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-999-e-2026-10370-k-e91b58c8f35d