Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/2869 E. 2026/6973 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2869
- Karar No
- 2026/6973
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/1113 E., 2012/925 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Sabıka kaydının silinerek adlî sicil kayıtlarından çıkartılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2026 tarihli ve KYB-2026/8204 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, silmeye ilişkin koşulları düzenlediği, mülga 3682 sayılı Adlî Sicil Kanunu'na göre süre yönünden silinme koşulu oluşan ve silinmesi mümkün olan suçlara ilişkin adlî sicil kayıtlarının Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyonca adlî sicil kaydından çıkartıldığı, madde metinlerinde "affa uğramış olsalar bile" ibaresi bulunan başta Anayasanın 76 ncı maddesi ile özel kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu'nun 11. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun'un 7. maddesi, 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun 1. maddesi vb. gibi) sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesine istinaden istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanun'un 6290 sayılı Kanunla değişik 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan şartların gerçekleşmesi halinde silinebildiği, bu bağlamda sanığın adlî sicil kaydına konu mahkûmiyetinin henüz bu kapsamda bulunmadığı, silme işlemine tâbi suçun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olduğu ve mevzuat gereği adlî sicil kaydından silinemeyeceği, diğer taraftan arşiv kayıtlarının, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11.04.2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistikleri Genel Müdürlüğü tarafından silinebileceği gözetilmeksizin, hükümlünün talebinin reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlü ... hakkında Kartal 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2012 tarihli ve 2011/1113 E., 2012/925 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 35, 62... . maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği ve bu hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği, bilahare hükümlünün sabıka kaydının silinmesini talep etmesi üzerine İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2024 tarihli ek kararı ile “Hükümlü ...'in adli sicil kaydının arşive alınma koşullarının gerçekleştiği tarihten bu yana 5 yıldan fazla bir sürenin geçtiği ve kaydın silinmesi koşullarının oluştuğu anlaşılmakla talebinin kabulüne ve sabıka kaydının silinerek adlî sicil kayıtlarından çıkartılmasına” karar verildiği anlaşılmış ise de; Hükümlü ...'ın, arşiv kayıtlarında yer alan hırsızlık suçu, Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olup, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında 6290 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, Anayasa’nın 76. maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerin, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren Yasa’nın 12. maddesinin 1. fıkrasındaki koşulların oluşması hâlinde silinmesi olanaklı hâle gelmekle birlikte, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı bulunup bulunmadığı anlaşılamadığından, anılan maddede öngörülen süreler dolmadığı gibi, 11.04.2012 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanun’la, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca, 11.04.2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemlerinin, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirileceği gözetilmeden, hükümlünün talebinin yasaklanmış haklarının geri verilmesi talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek bu hususta bir değerlendirme yapılması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2024 tarihli ve 2011/1113 E., 2012/925 K. sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.