Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/16599 E. 2026/9904 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/16599
- Karar No
- 2026/9904
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2017/17 E., 2017/82 K. SUÇ: Hırsızlık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151171 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143/1 ve 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2 maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık olağan (aslî) dava zamanaşımı süresinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de eklendikten sonra) 09.06.2011 olan sorgu tarihinden 19.04.2017 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşme kararı yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Kabule göre de; suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre, suç tarihi itibari ile hapis cezasına mahkumiyetinin bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.07.2011 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının 21.12.2016 tarihinde kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 25.10.2011 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; Şikâyetçinin olay günü gece vakti sayılan saat 20.35 sularında para çekmek için ... Bankasına ait ATM cihazının yanına geldiği, para çekmek için suça sürüklenen çocuktan yardım istediği, suça sürüklenen çocuğun maaş kartını şikâyetçiden aldığı, şikâyetçinin suça sürüklenen çocuğa 50,00 TL çekmek istediğini söylediği, kartı ATM cihazına taktıktan sonra şikâyetçinin şifreyi girdiği, ardından suça sürüklenen çocuğun ATM cihazından 200,00 TL parayı çekip parayı şikâyetçiye teslim etmeden hızla kaçtığı olayda, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143/1 ve 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/2 maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık olağan (aslî) dava zamanaşımı süresinin (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de eklendikten sonra) 09.06.2011 olan sorgu tarihinden 19.04.2017 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup 1 No.lu kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 No.lu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2017 tarihli ve 2017/17 Esas, 2017/82 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının, aynı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, 1 No.lu kanun yararına bozma talebinin kabulü sonucu verilen kararın niteliği itibarıyla kabule göre şeklinde belirtilen 2 No.lu kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.