Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/15367 E. 2026/9156 K. – Mala Zarar Verme
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/15367
- Karar No
- 2026/9156
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/219 E., 2025/740 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın mala zarar verme suçundan oluşan zararı gidermediği, uzlaşma raporuna göre zararın ödenmesi talebi olmadan şikâyetçinin uzlaşmayı kabul ettiği anlaşılmış ise de; zararın giderilmesi için tevdi mahalli belirlenerek, sanığın ödeme yaptıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanmasının gerekmesine rağmen yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Mahkemenin 30.04.2007 tarihli kararında sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas olarak İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2005 tarihli ve 2005/3 Esas, 2005/388 Karar sayılı ilâmının esas alındığı, bu ilâmdaki cezanın hırsızlık suçundan verilen 8 ay 1 gün hapis cezasının olduğu, sanık hakkındaki bu kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi nedeniyle kazanılmış hakkının olduğu, bozma sonrası mahkemece incelemeye konu kararda tekerrüre esas olarak ise İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2001 tarihli ve 2001/342 Esas, 2001/323 Karar sayılı ilâmı ile yağma suçundan verilen 5 yıl 8 ay hapis cezası alınarak sanığın kazanılmış hakkının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “1412 sayılı Kanun'un 326-son amir hükmü uyarınca kazanılmış hak ilkesi gözetilerek sanığın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulandığı kısma "aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2005 tarihli ve 2005/3 Esas, 2005/388 Karar sayılı ilâmındaki hırsızlık suçundan verilen 8 ay 1 gün hapis cezası esas alınarak belirlenmesine” cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.