Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/13789 E. 2026/7013 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13789
- Karar No
- 2026/7013
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2143 E., 2019/2784 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "söz konusu olayla sanığın yakından veya uzaktan hiç bir ilgisi olmadığına, olay yerinde bulunmadığına, kendisinin görüntüsünün olmasında yanlışlık olduğuna, malların çalıntı mal olduğunu bilmediğine, eylem olduğu sırada kendisinin evde olduğuna, eyleme katılmadığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "kararın hukuka, usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin yeterli olmadığına, eksik inceleme yapıldığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıkların müdafileri huzurunda savunması alınarak ve 09.05.2018 tarihinde karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince; müdafilerin huzurunda iddianame ve ekleri okunarak ve tüm yasal hakları yeniden hatırlatılarak esas hakkında savunmalarının alınması gerektiği ve sanık müdafilerinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, sanıkların müdafii huzurunda savunması alınmadan ve müdafilerinin yokluğunda yargılamaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık ve bu suç ile birlikte işlenmiş olan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları bakımından sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının bozma kararının içeriği doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.