Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6558 E. 2026/8616 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6558
- Karar No
- 2026/8616
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1319 E., 2023/2994 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, mahkûmiyet kararının tamamen varsayımlar üzerinden yapıldığına, suça konu eylemi gerçekleştirdiğine yönelik somut delil, söz konusu parayı aldığına dair hiçbir delil bulunmaksızın tamamen soyut varsayıma dayalı beyanlar ve tanıkların çelişkili ifadeleri ile mahkûmiyet hükmü tesis edildiğine, olay günü mesai de bulunan görevliler hakkında da kapsamlı bir soruşturma yapılması gerekirken, her türlü şüpheden uzak kesin bir delil olmaksızın hüküm kurulduğuna, müştekinin olay sabahı üzerinin aranıp aranmadığı, yapılan bu arama neticesinde olaya konu paranın müştekinin üzerinde bulunmadığına ilişkin olarak, dosya kapsamına alınmış hiçbir tutanak bulunmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın karar tarihinden sonra, 01.06.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a ve 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.