Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/3969 E. 2026/5093 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3969
Karar No
2026/5093
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2259 E., 2024/594 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarakmahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece ... 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/97 Esas, 2021/300 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 3-a, 53... . maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. İstinaf ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 19.02.2024 tarihli ve 2022/2259 Esas, 2024/594 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün sanık müdafii, katılan kurum vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinafı üzerine, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın eksik incelemeyle verildiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, sanık lehine ve aleyhine bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, mahkemece delil takdirinde sanık aleyhine yanılgıya düşüldüğüne, mağduru yaralama maksadıyla bir fiilinin olmadığına, bu durumun mağdur ... tanık beyanlarıyla da belirtildiğine, mağdurun mahkemede olay tarihinde psikolojisinin bozuk olduğundan sanık aleyhine beyanlarda bulunduğunu, gerçekle alakası olmadığını beyan ettiğine, sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğini, şikâyetçi olmamasının derhal beraat gerektiren bir durum olduğuna, bu durumlarda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğine, yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2. maddesinde suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması veya yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde beraat kararı verileceğinin düzenlendiğine, eşinden zorla herhangi bir şey almadığına, taraflar arasında devam eden boşanma davası olup karşılıklı husumetin olması, tanığın mağdurun kardeşi olup beyanlarına salt anlamda itibar edilememesi, mağdurun yargılama aşamasında sanık lehine ifadesini değiştirerek sanığın masum olduğunu beyan etmesi karşısında mağdurun ve tanık ablasının anlatımları doğrultusunda sanık hakkında hükmedilen cezanın kanun ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve adil yargılanma hakkının gözetilmesi gerektiğine ve lehine olan diğer hükümlerin uygulanması karar verilmesi isteminden ibarettir.

Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirim uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların gerekçeli olması gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde, usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak; Mağdur ile sanığın olay tarihinde evli olduğu, mağdurun kolluk beyanında sanığın kendisinden altınları istediğini, kendisinin ise altınların düğünde kendisine takıldığını söylediğini beyan etmesi, mahkemedeki beyanında da altınların düğün aşamasında takıldığını belirtmesi, tanık ...'in ise sanığa verilen altınların evde bulunan tüm altınlar olmayıp, onların taktıkları altınlar olduğunu beyan etmesi karşısında, bu haliyle suça konu altınların evlilik birliği içinde edinilmiş mal kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, edinilmiş mal ise sanık ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran bir hukuki ilişki bulunacağından, bu haliyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'da düzenlenen yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 150/1.maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hususunun değerlendirilmesi ve tartışılması, sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de; Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/3969, K. 2026/5093, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2024-3969-e-2026-5093-k-50f5207ce5d8