Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6474 E. 2026/9815 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6474
Karar No
2026/9815
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1574 E., 2023/2239 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I. Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'nün temyiz isteminin; ''Olay tarihinde madde kullanımı ve bağımlılığı olduğuna, bu durumu diğer sanık ...'nun kullanarak suçu üstlenmesi durumunda cezaevinde kendisine bakacağını söyleyerek bir çok talepte bulunup kendisini ikna ettiğine, olay yerinde ve araçta bulunan kutularda parmak izinin bulunmadığına, aracın diğer sanık ...'na ait olduğuna, en büyük hatasının suçu üstlenmek olduğuna'', sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Dosya kapsamında hırsızlık suçu bakımından kesin ve şüpheden uzak delil bulunmadığına, İlk Derece Mahkemesince sanıkların aynı arabada olması nedeniyle hepsinin suç işleme kastının bulunduğu kanısına varılarak cezaya hükmedildiğine, fakat suça konu olayın hangi sanık veya sanıklar tarafından işlendiğinin net bir şekilde tespit edilemediğine, sanıkların davaya konu suçu işlediğine dair kesinlik bulunmadığına, olay günü sanıkların içerisinde bulunduğu araç hakkında arama kararı olmamasına rağmen yapılan arama işlemi hukuka aykırı olup, bu arama kararına dayalı olarak mahkumiyet hükmü verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında verilen kararın bozulmasına karar verilmesine'', sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın suçu işlediğine dair dosyada herhangi bir delil olmadığına, sanığın gerek soruşturma aşamasındaki ifadelerinde gerekse mahkeme huzurundaki beyanlarında eşinin rahatsız olduğunu, bu sebeple gece eşinin yanında hastanede olduğunu tekrarladığına, sanığın gece dışarıda olmasının esas sebebinin arkadaşı ...'ın kendisini arayarak yardım istemesi olduğuna, diğer sanıklar ... ve ...'ın da defalarca sanığın olaydan haberdar olmadığını beyan ettiklerine, hayatın olağan akışına uygun olmadığı iddia edilen gece dışarda olunması, aynı araçta yolculuk edilmesi karinelerinin sanıkların aynı yöndeki ifade ve beyanları ile çürütülmüş olduğuna, olay tarihinde sanığın hastanede eşinin hasta olup olmadığına veya kendisinin refakatçi olarak bulunup bulunmadığına bakılması gerektiğine, HTS kayıtlarının incelenmesinde sanığın diğer sanık ... ile o gece konuştuğu ancak diğer sanıklar ile herhangi bir telefon görüşmesi yapmadığının görüleceğine, sanığın diğer sanık ... dışındaki sanıkları tanımamakla birlikte o gece aynı araçta olmalarının tek sebebinin yolda kalmış kişilere yardım etme düşüncesi olduğuna, sanığın suçsuzluğunu tekrar eden beyanlar dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraati gerektiğine, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, sanık lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmadığına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların bozularak davanın yeniden görülmesine, sanık ...'ın temyiz isteminin; ''Baro tarafından atanan avukatının vekillikten çekildiğine ve kendisine bununla ilgili herhangi bir tebligat gelmediğine, dosyayı istinaf ettiğini ancak istinaf ilamının da hiç bir şekilde tarafına tebliğ edilmediğine, avukatı olmadığı için temviz eden kimse bulunmamasından kaynaklı dosyanın kesinleşerek infaza gönderildiğine, infazın durdurularak tarafına temyiz için süre verilmesine'', sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''İlk derece mahkemesi tarafından 19.04.2022 tarihinde gerekçeli karar yazılarak tebliğe çıkarıldığına, 25.05.2022 tarihinde sanığa Baro tarafından atanan müdafiinin kararın istinaf edildiğine, dosya istinaf aşamasında iken 03.08.2023 tarihinde sanık müdafiinin vekillikten çekildiğini bildirir dilekçesinilk Derece Mahkemesine bildirdiğine, ancak sanığa başka bir müdafi tayini yapılmadığına, sanığa müdafi tayin edilmediğinden infazın durdurularak sanığa tekrar temyiz süresi verilmesi gerektiğine, sanık hakkındaki cezanın düşürülmesi sağlanarak infazının iptaline ve infaza gerekli bildirimlerin bulunulması için müzekkere yazılmasına karar verilmesine, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına'', sanık ...'ın temyiz isteminin; ''olayla bir alakasının olmadığına, suçu işlediğine dair kesin bir delil bulunmadığına, diğer sanıkların suçu işlediğinin sabit olduğuna, kamera kayıtlarında kendisinin bulunmadığına, diğer Sanık ...'nun arabasına gezmek amacıyla bindiğine, cezayı üstlenirse ceza almayacağını söyledikleri için suçu üstlendiğine, lehine olan hükümlerin uygulanmasına ve dosyanın bozulmasına'', sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Söz konusu suçlama ile ilgili olarak suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, seçenek ceza yaptırımlarının değerlendirilmediğine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların esas ve usul açısından hukuka aykırı olup bozulması gerektiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiği, her ne kadar lk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ...'a zorunlu müdafii atanmış ise de, müdafiinin huzurunda iddianame ve ekleri okunarak, tüm yasal hakları yeniden hatırlatlmak suretiyle adı geçen sanıklar ... ve ...'ın esas hakkında savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlandığı anlaşılmakla, her ne kadar sanıklar ... ve ...'ın müdafii huzurunda savunmaları alınmış ise de sanıkların savunmalarının birbirlerinin hukuki durumunu etkileyebileceği dikkate alınarak, zorunlu müdafilerinin hazır bulunduğu duruşmada sanıkların yeniden savunmalarının alınmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., sanık ..., sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/6474, K. 2026/9815, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-6474-e-2026-9815-k-0b608f710395