Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/18183 E. 2026/9811 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18183
- Karar No
- 2026/9811
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3081 E., 2022/705 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret
1-Sanıklar ... ve ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, 2-Sanık ... hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme, sanık ... ve ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "Sanığın üzerine atılı suçlara iştirak etmediğine, eylemlerin diğer sanıklar tarafından gerçekleştirildiğine, müvekkilinin suçun işlenmesinde bir katkısının veya faydasının bulunmadığına ve suçun nitelikli halinden müvekkili hakkında karar verilemeceğine", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; "Şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve diğer sanıkların müvekkiline iftira atması nedenleriyle müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; "Dosya kapsamında mahkûmiyete yeterli, şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığına", yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; a-) Sanık ... hakkındaki hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerle ilgili olarak; Sanık ... hakkında Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/63 Esas, 2019/420 Karar sayılı ilk kararının sanık ... ve yargılama sırasında duruşmaya katılan müdafilerinin hiçbirine tebliğ edilmemiş olması sebebiyle sanık ... hakkında verilen bu hüküm yönünden kanun yolu başvuru süresinin hiç başlamadığı ve istinaf talebine de konu yapılamadığı ancak diğer sanıklar yönünden bölge adliye mahkemesince istinaf yoluyla inceleme suretiyle verilen karar sonrası ilk derece mahkemesince, diğer sanıklar Alpaslan ve Recep hakkında istinaf mahkemesince kurulan hükmün sanık ... hakkında da kurulduğu yanılgısıyla sanık ... hakkında hukukî değerden yoksun sayılması gereken mükerrir nitelikte kurulan ikinci hükmün istinaf talebine ve istinaf incelemesine konu yapıldığı, yukarda açıklandığı şekilde ilk hüküm yönünden kanun yolu süresinin hiç başlamadığı anlaşılmakla; Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/63 Esas, 2019/420 Karar sayılı ilk hükmünün sanık ... ve müdafilerine usulüne uygun tebliğ edilerek istinaf başvurusunda bulunulması hâlinde Rüştü yönünden istinaf incelemesi yapılması gerektiği gözetilmeden, hukukî değerden yoksun kabul edilen Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2021 tarihli ikinci hükmüne yönelik inceleme yapılması suretiyle sanık ... yönünden de hüküm kurulması,
b-) Sanıklar ... ve ... hakkındaki hırsızlık suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesinde yer alan yasal zorunluluk nedeniyle, müdafiinin hazır bulunduğu oturumda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık ... müdafiinin, "Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bulunan duruşmada hazır bulunacağından duruşmaya katılamayacağına" ilişkin mazeret dilekçesi bulunmakla birlikte yargılamanın uzadığından bahisle mazeretin reddine karar verilmesinin ardından yargılamaya devam edilip duruşmada başka bir müdafi de görevlendirilmeden, yine mazeret dilekçesi sunmayan sanık ... müdafiinin yokluğunda yargılamaya devam edilip sanık ...'a başka bir müdafii de görevlendirilmeden sanıklar müdafilerinin yokluğunda karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedenleri de dikkate alınarak gereği için dosyanın Kocaali Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.