Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5635 E. 2026/9814 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5635
Karar No
2026/9814
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3491 E., 2024/208 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın söz konusu suçu işlediği sırada alkol etkisinde olduğu için ayırt etme gücünün yerinde olmadığına, sanığın alkolü iradesi dışında almış olup TCK'nın 34. maddesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken hatalı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, Mahkemece hiçbir somut gerekçe gösterilmeden temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının haksız ve usule aykırı olduğuna, sanık lehine yorum yapılarak şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince gündüz vakti işlendiğinin kabulünün gerektiğine, dava konusu suçun çok kısa aralıklarla işlendiği ve fiiller arasında bütünlük olduğu göz önüne alındığında somut olayda tek bir fiilden bahsedilebileceğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, iş yeri dokunulmazlığın ihlâli suçu sebebiyle suç duyurusunda bulunulmasının açıkça hatalı olduğuna, mahkûmiyet kararı kaldırılarak dosyanın iade edilmesine, yeniden hüküm kurularak öncelikle sanık hakkında beraat kararı verilmesine, aksi halde lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasına, mahkûmiyet kararları hakkında bozma kararı verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/5635, K. 2026/9814, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-5635-e-2026-9814-k-6b7a3a70dc88