Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4613 E. 2026/7435 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4613
- Karar No
- 2026/7435
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/18 E., 2024/33 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz isteminin; ''TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3. maddesindeki 'fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi' çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek, temel cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğiyle uyumlu olmayan 'suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, sanığın güttüğü amaç ve saiki' gibi maddedeki bazı ibarelerin tekrarlanması suretiyle cezanın belirlenmesi gerekirken mahkemece doğrudan alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine, sanığın zararı giderme talebinde bulunmasına rağmen zararı giderme konusunda mahkeme tarafından tekrar süre verilmemesinin adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi sonucu doğurduğuna, sanığın beyanlarında telefonu kendisinden alan kişinin ismini vermesine rağmen mahkemece gerekli araştırma yapılmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması neticesinde hatalı karar verildiğine, bu hususa ilişkin de sanığın zararı giderme talebi ve savunmasında vermiş olduğu beyanlar dikkate alındığında TCK'nın 62. maddesinin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince mahkûmiyet hükmü verilebilmesinin kişinin suçlu olduğu hususunda en ufak bir şüphenin dahi bulunmamasına bağlı olduğuna, kararın sanık lehine bozulmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.