Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4580 E. 2026/7436 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4580
- Karar No
- 2026/7436
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1499 E., 2023/4312 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın diğer tüm aşamalarda ve mahkeme huzurundaki inkârına rağmen kolluktaki ifadesinin hükme esas alındığına, sanığın kollukta alınan ifadesinde üç ayrı kişinin şikâyetçi olduğu farklı zamanlarda ve yerlerde gerçekleşen hırsızlık olaylarına ait olay yeri görüntülerinin gösterildiğine, sanığın uyuşturucu madde etkisinde olması sebebiyle kendisine gösterilen tüm hırsızlık olaylarını kabul ettiğine, bu olaylara ilişkin anlatımlarında benzer ifadeler kullandığına, kolluk kuvvetleri tarafından kendisine gösterilen farklı olay yerlerine ait görüntülere ilişkin şikâyetlerin tamamını kabul etmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ve bilinçli olarak ifade vermediğinin göstergesi olduğuna, bu ifade dışında dosyada sanığın atılı suçları işlediğine ilişkin başkaca bir somut delil bulunmadığına, ikrarın başkaca deliller veya emarelerle desteklenmediğine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozularak sanığın üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 72. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.