Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2691 E. 2026/8249 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2691
- Karar No
- 2026/8249
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
D U R U Ş M A T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1046 E., 2023/1751 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
Sanık ...'nın ve sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmolunan cezaların süresine göre 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede, I - Av. ...'ın sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Her ne kadar mahkemece sanığa, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi gereğince Av. ... müdafii olarak atanmış ise de, sanığın 08.11.2022 tarihli celseye Av....ile katıldığı ve aynı celsede adı geçen avukatın vekâletname sunacağını belirttiği, akabinde zorunlu müdafii Av. ...'ın 04.01.2023 tarihli dilekçesi ile sanığın özel vekâletnameli avukat tarafından temsil edilmesi nedeniyle görevinin son bulduğundan bahisle çekilme dilekçesi verdiği anlaşılmakla; görevi sona eren Av. ...'ın sanık hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi olmadığından temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II - Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafiinin ve sanık ...'nın temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, dosya kapsamında temyize konu karara hükmedilebilecek bir neden yok iken eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın aşamalarda maddi gerçeğin ortaya çıkması için samimi beyanlarda bulunduğuna, sanık lehine olan hiçbir delilin toplanmadığına, yerel mahkemece hüküm tesis edilirken "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin nazara alınmadığına, tüm dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı mahiyette müvekkili yönünde somut bir delil bulunmadığına"; sanık ...'nın temyiz isteminin, "üzerine atılı suçu işlemediğine, dosyada aleyhine herhangi bir delil bulunmadığına, yargılama sırasındaki samimi beyanlarının dikkate alınmadığına, tüm delillerin eksiksiz olarak toplanmadığına, TCK'nın 53. maddesinde yazılı haklardan mahrum bırakılmasının ölçülülük ilkesine ve cezalandırmanın amacına uygun olmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığı temsile yetkili müdafiinin karar duruşmasında hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilip görevi sona eren ve çekilmiş olması nedeniyle sanığı temsile yetkisi bulunmayan Av. ... tarafından yetkilendirilmiş avukat huzurunda hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Denizli 15. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.