Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4443 E. 2026/9786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4443
- Karar No
- 2026/9786
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1103 E., 2023/1647 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I- Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümler yönünden Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, "gece hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediğine yönelik kesin ve her türlü şüpheden uzak delil mevcut olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ...'ün temyiz isteminin, "mahkemenin tanık dinlenmesine yönelik taleplerinin reddine karar verdiğine, dosyada görgü tanığı bulunmadığına, yapılan yargılamanın usul ve esasa aykırı olduğuna"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "mahkeme kararının usule, yasaya, dosya kapsamına ve madde gerçeğe aykırı olduğuna"; sanık ...'in temyiz isteminin, "hırsızlık olayını gerçekleştiren kişinin kendisi olmadığına, olay tanığının verdiği ifadenin asılsız olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek ve sanık ...'in duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek, yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanmış ise de, sanık ...'in savunmasının müdafii huzurunda alınmaması, sanık ...'ün müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyete karar verilemeyeceği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanıklar ve sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca, dosyanın gereği için takdiren Foça 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.