Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/5545 E. 2026/5381 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5545
- Karar No
- 2026/5381
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2770 E., 2025/493 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/75 Esas, 2024/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35, 29, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2025 tarihli ve 2024/2770 Esas, 2025/493 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, teşebbüs nedeniyle makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 10 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini hususu aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından eleştirilerek, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eylemin meşru savunma kapsamında olduğuna, eylemin kasten yaralama olduğundan bahisle suç vasfına, haksız tahrikin derecesine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık lehine yorumlanmasıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, bu nedenle meşru savunma koşullarının oluşmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/238 Esas ve 2002/367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarına göre haksız tahrik indiriminin asgari oranda yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya kapsamına göre; önceden birbirini tanımayan sanık ve katılanın, olay günü "...Kahvesi" olarak bilinen işyerinde karşılaştıkları, aralarında "dik bakma" iddiasıyla sözlü tartışma yaşandığı, katılanın ve tanık...'in kahveden ayrıldığı, birkaç saat sonra sanık ve katılanın telefonlaştığı ve buluştuğu, aralarında tekrar tartışma çıktığı, tartışmanın arbedeye dönüştüğü, sanığın adli emanette kayıtlı bıçakla katılanı sol uyluk bölgesinden femoral arter hasarına neden olacak şekilde tek bıçak darbesiyle yaraladığı, katılanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda; sanık ile katılan arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetinin bulunmaması, sanığın öldürücü vücut bölgesini hedef alacak vurma imkanı olmasına rağmen katılanın bacak bölgesine bıçağı savurması, katılanın tek darbeyle yaralanmış olması hususları göz önüne alındığında, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı anlaşıldığından, şüphe sanık lehine değerlendirilerek eylemin neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayini suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi "suç vasfı" yönünden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2025 tarihli ve 2024/2770 Esas, 2025/493 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2026 tarihinde karar verildi.