Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/11955 E. 2025/16607 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/11955
Karar No
2025/16607
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2861 E. 2022/10 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/69 Esas, 2019/278 Karar sayılı 16.04.2019 karar tarihli dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2020/272 Esas, 2020/194 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçu yönünden "iddianamenin tebliği ile sorgu arasında en az bir hafta süre bulunması gerektiği yönündeki CMK 176/4. maddesine uyulmadığı gibi duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı olduğunun da hatırlatılmaması suretiyle CMK 176/4 ve 190/2. maddelerine uyulmaması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrasında yeniden verilen mahkûmiyet kararının istinaf edilmesi üzerine bu kez yine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24.02.20 21... /28 Esas, 2021/335 Karar sayılı kararı ile "5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; Sanık hakkında TCK'nın 142/2-h, 143/1 maddeleri uyarınca tayin olunan “7 yıl 6 ay hapis cezası” üzerinden, TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken “6 yıl 3 ay hapis cezası” yerine, hesap hatası sonucu “5 yıl 15 ay hapis cezası” olarak, belirlenerek eksik ceza tayini" nedenleriyle hükmün yeniden bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararlarının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1.fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2020/272 Esas, 2020/194 Karar sayılı kararı, bozma sonrası verilen Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.20 20... / 98... /205 Karar sayılı kararı, bu kararın istinaf edilmesi üzerine verilen 24.02.2021 tarihli Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 2021/ 28... /335 Karar Sayılı kararı ve bu bozma kararı sonrası verilen Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.04.20 21... /1 79... /265 Karar sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu sebeple yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/11955, K. 2025/16607, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-11955-e-2025-16607-k-68b5816b16fe