Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/4778 E. 2025/6415 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4778
- Karar No
- 2025/6415
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/996 E., 2018/2200 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine (hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarına yönelik); ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine (kamu malına zarar verme suçuna yönelik) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143 ve 62. maddeleri uyarınca (2'şer kez) 6 yıl 3 ay hapis cezasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan TCK'nın 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedildiği, mala zarar verme suçundan ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf talepleri üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince duruşma açılarak ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f-h ve 143. maddeleri uyarınca (1 kez) 9 yıl hapis cezasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan TCK'nın 116/4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasına, kamu malına zarar verme suçundan da TCK'nın 152/1-a maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasına hükmedilerek, her üç suç yönünden aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin Bölge Adliye Mahkemesince sanığın zorunlu müdafii huzurunda savunması alınmadan 5271 sayılı CMK'nın 147. ve 150. maddelerine aykırı olarak karar verildiğine, sanığın ifadesininin CMK'nın 148. maddesine aykırı olarak yasak usûller kullanılarak alındığına, sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmediğine, sanığın temyiz isteminin kollukta yasak usûller kullanılarak ifadesinin alındığına, atılı suçu işlemediğine, mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, geçmişteki sabıka kayıtlarından dolayı yüksek ceza verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-f-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanmış ve müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince sanığın müdafiinin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyetine karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kabule göre de; 2-5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesi hükmü uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı göz önüne alınarak, sanığa ait tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2008 tarihli ve 2008/213 Esas, 2008/298 Karar sayılı ilâmı ile verilen mahkûmiyete ilişkin ilâmında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının bozma kararının içeriği doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.