Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/3303 E. 2026/3692 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3303
Karar No
2026/3692
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.02.2024 tarihli ve 2023/13019 Esas, 2024/1033 Karar sayılı ilamında; "dava konusu 06... plakalı aracın (2013 model ... otobüs ve "C" plakası) 22.07.2016 tarihinde davalı borçlu ... tarafından diğer davalı 3. kişi Ayvalı Tur. Taş. İnş. Oto. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne, bu şirket tarafından da 07.12.2016 tarihinde dava dışı 4.kişi ...'a devredildiği, mahkemece davacıdan aracın devredildiği dava dışı ...'ı davaya dahil edip etmeyeceği ya da İİK'nun 283/2 maddesine göre davasını bedele dönüştürüp dönüştürmediğinin sorulmadığı, bu durumda yapılacak işin, davacıdan dava dışı ...'ı davaya dahil edip etmeyeceği ya da İİK'nun 283/2 maddesine göre davasını bedele dönüştürüp dönüştürmediği sorularak, davaya dahili istenildiğinde, taraf teşkilini tamamlamak, aksi durumda ise bedele dönüşme halinde davalıların İİK'nun 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptalini gerektirecek unsurların varlığının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibaret olduğu, öte yandan davalı borçlu ... ile dava konusu aracın devredildiği diğer davalı şirketin benzer ticari alanda faaliyet gösterdikleri, dava konusu tasarrufun "C" plakalı servis aracı devrine ilişkin olduğu anlaşıldığından, mahkemece borçlunun ticari işletmesine dahil olan bu nitelikte başka araçlar olup olmadığı araştırılarak, dava konusu araç devrine ilişkin bu tasarrufun; İİK’nun 280/son maddesi gereğince, ticari işletmenin mühim bir kısmının devri niteliğinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davalı borçlunun ticari işletmesine dahil başka araç bulunmadığı, işletme devri kabul edilecek bir işlemin mevcut olmadığı, dava konusu aracın davalı şirket tarafından devredildiği ...'ın davaya dahil edildiği, adı geçen kişinin davalılarla birlikte hareket ederek davacının zararına sebebiyet verdiği iddiasının kanıtlanamadığı, adı geçen

dahili davalının borçluyu tanımadığı, şirket yetkilisini de tanımadığı, önceki satan kişinin borçlu olduğunu bilmeden satın aldığı, satın alınan bedelin piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu, mislini aşan farkın bulunmadığı, davalı borçlu ile ilk devrin yapıldığı davalı şirket arasındaki işlemin muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dava konusu aracı devralan davalı 4. kişi ... ile davalı borçlu ... arasında herhangi bir akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki vb. tanışıklığın ispatlanamamasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İİK'nın 282. maddesi gereğince tasarrufun iptali davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buna göre borçlu ile onunla hukuki muamelede bulunun kişi zorunlu hasım konumundadır. İİK’nın 283/II. maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahsın, tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince; davalı borçlunun ticari işletmesine dahil başka araç bulunmadığı, işletme devri kabul edilecek bir işlemin mevcut olmadığı, dava konusu aracın davalı şirket tarafından devredildiği ...'ın davaya dahil edildiği, adı geçen kişinin davalılarla birlikte hareket ederek davacının zararına sebebiyet verdiği iddiasının kanıtlanamadığı, adı geçen dahili davalının borçluyu tanımadığı, şirket yetkilisini de tanımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, değerlendirme bölümünün 1 numaralı bendinde de belirtildiği üzere davanın dava konusu aracın devredildiği 4. kişi olan davalı ... yönünden reddi doğru ise de; diğer davalılar yönünden varılan sonuç dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. İİK'nın 280/son fıkrasında; ticari işletmenin veya iş yerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber iş yerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılanını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatıyla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır. Davalı borçlu ... ile davalı 3. kişi ... Tur.Taş.İnş.Oto.Tem.San.ve

Tic.Ltd.Şti.'nin aynı ticari alanda faaliyet gösterdikleri, dava konusu tasarrufun "C" plakalı servis aracının devrine ilişkin olduğu, bozmadan sonra mahkemece yapılan araştırmada borçlunun ticari işletmesine dahil olan bu nitelikte başka araç olmadığı, buna göre ticari işletmesine dahil olan tek aracı davalı şirkete devrettiği anlaşıldığından dava konusu tasarrufun; İİK’nın 280/son maddesi gereğince, ticari işletmenin mühim bir kısmının devri niteliğinde olduğunun kabulü ile İİK 280/3-son maddesi gereğince gerekli olan şartların yerine getirildiğinin de ispatlanamadığı anlaşıldığından, İİK’nın 283/2. maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişi ... Tur.Taş.İnş.Oto.Tem.San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin dava konusu aracı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle (davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere) sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/3303, K. 2026/3692, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-3303-e-2026-3692-k-34358ba68543