Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/1439 E. 2026/4360 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1439
- Karar No
- 2026/4360
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlunun borca itirazı üzerine alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davası sonucu itirazın kısmen iptaline karar verildiği, borçlunun icra dairesine yaptığı başvuru ile, itirazın iptali kararının tehiri icra istemli temyiz edilmesi ve dosya borcunun tamamını karşılar teminat mektubunun icra dosyasına sunulması nedeniyle borçluya ait mallara konan hacizlerin kaldırılmasının istendiği ve müdürlükçe talebin kabulü ile, mehil vesikası düzenlendiğinden tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklının, icra müdürlüğünün bu işleminin kaldırılması maksadıyla icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurması sonucunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine hükmedildiği, kararın alacaklı yanca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne ve icra müdürlüğünün 05.3.20 24... .3.2024 tarihli kararlarının iptaline karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta; genel haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takibine borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, alacaklının itirazın iptali isteminin, İstanbul Anadolu 10. Asliye ... Mahkemesinin 31.01.2014 tarih ve 2022/269 E.-2024/51 K. sayılı kararı ile kısmen kabul edilerek, takibin 677.646,60 TL asıl alacak ve 2.176,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 679.823,42 TL üzerinden devamına karar verildiği, alacaklının icra dairesine ilamı ibraz ederek haciz talebi üzerine icra müdürlüğünce hacizler uygulandığı, borçlunun ise itirazın iptali ilamını tehir-i icra talepli temyiz ettiğine dair dilekçeyi icra dairesine sunarak, 1.225.000,00 TL bedelli teminat mektubunu ve 34.000,00 TL nakit teminatı sunması sonucunda, 05.3.2024 tarihinde mehil vesikası düzenlendiği ve aynı tarihli talep ile borçlunun icra müdürlüğüne başvurarak malları hakkında uygulanan tüm hacizlerin kaldırılmasını istediği, müdürlükçe hacizlerin kaldırıldığı anlaşılmıştır.
İİK'nın 36. maddesi gereğince; ilama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.
İİK’nın 85/1. maddesi uyarınca; borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallarıyla taşınmazlarından ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur; ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz.
Tehiri icra kararı alabilmek üzere icra müdürlüğü tarafından mehil verilebilmesi için ibraz edilen teminat mektubu veya yatırılan nakdi teminat, ödeme yerine geçmez ise de, borçlu tarafından yatırılan teminatın, yatırıldığı tarih itibari ile icra takip dosyası alacağını tüm fer’ileri ile birlikte karşılaması halinde, mevcut hacizlerin aşkın hale geleceği kuşkusuz olduğu gibi, hacizlerin devam etmesi İİK’nın 85/son maddesiyle de bağdaşmayacaktır.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında; İİK’nın 85/son maddesi gereğince değerlendirme yapma yetkisinin İcra Mahkemesinde olup, icra müdürlüğünün bu hususta karar verme yetkisi bulunmadığından bahisle şikayetin kabulüne hükmedilmiş ise de; icra müdürlüğünün şikayete konu kararı İlk Derece Mahkemesince denetlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince önüne gelen uyuşmazlıkta müdürlük işleminin esası incelenerek yerinde olup olmadığının denetlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Şu hale göre; Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf nedenleri incelenerek şikayete konu icra müdürlüğü işleminin, yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler gereğince yerinde olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, icra müdürlüğünün yetki aşımı yaptığından bahisle şikayetin kabulüne hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 06.11.2025 tarih ve 2024/2183 E. - 2025/3039 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.