Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/370 E. 2026/960 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/370
Karar No
2026/960
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/370 - 2026/960 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/370 Esas KARAR NO : 2026/960 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1- a-4- a-6)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/05/2023 NUMARASI : 2022/359 Esas-2023/344 Karar

DAVANIN KONUSU :Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 06/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/11/2026

Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... Ortak Girişimi ile ... GEnel Müdürlüğü arasında 23/11/2000 tarihinde ... Projesi (1. Etap) sözleşmesi imzalandığını, ... Girişimi ile ... Sanayi A.Ş arasında 07/05/2004 tarihinde uzman ekip anlaşması imzalandığını, davalı ... San. A.Ş ile müvekkilinin ortak olduğu 07/05/2004 tarihli Uzman Ekip Anlaşmasının m.18. "İşin Devri ve Taşeronluk" başlıklı maddesine aykırı olarak taşeronluk sözleşmesindeki edimini diğer davalı ... A.Ş'ye devrettiğini, ortak girişim ile davalı ... A.Ş arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi hiçbir hukuki bağ da olmadığını, devir sözleşmesinden müvekkilinin ve ortak girişimi oluşturan diğer şirketlerin bilgisi olmadığını, bir kısım işçiler tarafından müvekkili ve ... A.Ş ile ... A.Ş aleyhine dava açıldığı zaman bu durumdan bilgi sahibi olunduğunu, müvekkili şirketin ... A.Ş'nin bu sözleşmeye aykırı hareketinden dolayı toplamda 300.648,79 TL ödemek zorunda kalarak zarara uğradığını, yapılan ödemelerden sonra davalı ... A.Ş'ye rücuen tahsil talepli ihtarnameler gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını beyanla müvekkili tarafından yapılan 300.648,79 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan azami mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/05/2023 tarihli ve 2022/359 Esas ve 2023/344 Karar sayılı kararında özetle; Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat talebinden kaynaklı alacak davasıdır. Davacı ile davalılar arasında imzalanan Sözleşmeler ile eki şartnameler dosyaya kazandırılmıştır. Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi kök ve ek raporunda özetle; taraflar arasında imzalanan Uzman Ekip Sözleşmesi kapsamında davalılar nezdinde çalışan dava dışı işçilere davacı kurum tarafından ödenen işçi alacaklarından davalıların alt işveren sıfatıyla sorumlu olup olmadığı, ödenen işçi alacaklarının davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği hususunda nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, dava dışı işçilerin davalılar nezdinde çalıştığı süreyle sınırlı olmak üzere davalıların sorumluluğunda bulunan alacak miktarlarının davalı ... A.Ş'nin %100 sorumluluğunun kabulü halinde 49.758,16 TL, %50 sorumluluğunun kabulü halinde 24.879,08 TL, davalı ... San ve Tic. A.Ş'nin %100 sorumluluğunun kabulü halinde 250.890,63 TL, %50 sorumluluğunun kabulü halinde 150.324,395 TL olarak hesaplandığı, uzman ekip sözleşmesine binaen bütün borçtan davalı ... A.Ş'nin sorumlu tutulup tutulmayacağı hususlarında takdiri ve değerlendirmesi Mahkemeye ait olmak üzere tespit ve hesaplama yapıldığı mütala olunmuştur. İddia ve savunma, toplanan deliller, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'nun ortak olduğu, ...-...-... Ortak Girişimi ile davalı ... San. A.Ş. arasında 7 Mayıs 2004 tarihinde imzalanan 2 ay süreli(işin süresi müteahhidin süre uzatımı alması halinde ve bunların uzman ekibin işlerine etkileri oranında uzatılabilecektir.) Uzman Ekip Anlaşmasının bulunduğu, anılan anlaşmanın m.18 "İşin devri ve taşeronluk" maddesinde ; Uzman ekip işbu Uzman Ekip Anlaşması kapsamında taahhüt etmiş olduğu işlerin tamamını veya bir kısmını hiçbir şekilde 3. şahıslara devredemez, Uzman Ekip, Müteahhidin yazılı izni olmadan ve taşeronluk anlaşmasını, müteahhide onaylatmadan işlerin tamamını veya bir kısmını taşeronlara veremez. Verildiği takdirde bu tür bir izin, Uzman Ekip'in işbu uzman ekip anlaşması kapsamındaki hiç bir yükümlülüğünü ve sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Uzman Ekip'in taşeronları işbu sözleşme hükümlerine aynen uymakla yükümlü olacaklardır. Uzman Ekip, herhangi bir taşeronun, taşeronun temsilcilerinin, çalışanlarının veya işçilerinin davranışlarından, kusurlarından, sanki bu davranışlar ve kusurlar kendisinin veya temsilcilerinin, çalışanlarının veya işçilerininmiş gibi sorumlu olacaktır. Müteahhit bu taşeronlara karşı hiçbir şekilde muhatap olmayacaktır. İşbu uzman ekip anlaşmasında belirtilen Sosyal Sigortalar Kurumuna karşı ve istihdamla ilgili diğer yasal Uzman Ekip yükümlülükleri aynen bu Uzman Ekip'in taşeronları içinde geçerli olacak ve söz konusu belgelerin belirtilen süreler içerisinde temin sorumluluğu Uzman Ekip'e ait olacaktır." ifadesine yer verildiği, anlaşmanın 30.maddesinde "Zamanında ödenmeyen Uzman Ekip işçi ücretleri ve İş Kanununa göre diğer hakları Uzman Ekib'in hakedişlerinden veya teminatlarından kesilerek hakedişlerinin veya teminatlarının yettiği miktarda Uzman Ekib'in nam ve hesabına çalışanlarına ödenecektir." ifadesine yer verildiği görülmüştür. Bu haliyle anlaşma içerisinde işçilik alacaklarından Davacı kurumun sorumlu olacağına ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında davalı ... San. A.Ş.'ye ait olan ... Mevkiinde yer alan Taş Ocağı İşletmeciliğini 01.04.2005 tarihinden itibaren diğer davalı ... İnşaat San ve Tic. A.Ş.'ye devrettiğine ilişkin devir sözleşmesinin bulunduğu, ... Şirketi ile 07.05.2004 tarihinde imzalanan Uzman Ekip Sözleşmesinin düzenlenen 4 zeyilnameyle 26.02.2009 tarihine kadar uzatıldığı, görülmüştür. Bu haliyle dosya kapsamında sunulan Uzman Ekip sözleşmesinin geçerlilik tarihinin 07.05.2004-26.02.2009 tarihleri arasında olduğu ve sözleşmenin davalı ... A.Ş ile yapıldığı, ... A.Ş'nin ... Mevkiinde yer alan Taş Ocağı İşletmeciliğini 01.04.2005 tarihinden itibaren diğer davalı ... San ve Tic. A.Ş.'ye devrettiği, bu sebeple davalı ... Ürünlerinin sorumluluk süresinin 07.05.2004-31.03.2005 tarihleri arasında olduğu, davalı ... İnşaatın sorumluk süresinin 01.04.2005-26.02.2009 tarihleri arasında olduğu, anlaşma içerisinde işçilik alacaklarından davacı kurumun sorumlu olacağına ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmediği, dosya kapsamına ve denetime uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınan bilirkişi raporu içeriğine göre işçilik alacaklarından, her bir davalının işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları anlaşılmış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir gerekçesiyle davanın kabulü ile 49.758,16 TL alacağın hükümde belirtilen tarihlerden itibaren işleyecek mevduata uygulanan azami faiz oranı ile birlikte davalı ... San. A.ş 'den tahsiline, 250.890,63 TL alacağın ise hükümde belirtilen farklı tarihlerden itibaren mevduaata fiilen uygulanan azami faiz ile birlikte davalı ... İnşaat Madencilik San Tic AŞ 'den tahsiline dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 23/06/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Usul ve yasaya aykırı olan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkili ...'nun ortak olduğu, ...-...-... Ortak Girişimi ile davalı ... San. A.Ş. Arasında 7 Mayıs 2004 tarihinde Uzman Ekip Anlaşması imzalandığını, davalı ... A.Ş.'nin anlaşmadaki edimini, 31.03.2005 tarihinde diğer davalı ... A.Ş.'ye devrettiğini, böylece, davalı ... A.Ş.'nin, Uzman Ekip Anlaşmasının " m18..İşin Devri ve Taşeronluk " başlıklı maddesine aykırı hareket ettiğini, bu devir sözleşmesinden ne müvekkilinin ne de Ortak Girişimi oluşturan diğer şirketlerin bilgisi ve onayının olmadığını, yine ... A.Ş. ile aralarında hiç bir hukuki bağın da bulunmadığını, bir kısım işçiler tarafından müvekkili aleyhine dava açıldığı zaman bu durumdan haberdar olunduğunu, bu nedenledir ki, müvekkilinin alacağından, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerektiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve her iki davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, davacı ile dava dışı ortağı ... Ortak Girişiminin 23/11/2000 tarihinde, "... Projesi (1. Etap) sözleşmesi" konulu eser sözleşmesini dava dışı iş sahibi ... Genel Müdürlüğü ile akdettiğini, bu sözleşme sonrasında, ... ile davalı ... Sanayi A.Ş arasında 07/05/2004 tarihinde uzman ekip anlaşması imzalandığını, ancak davalı taşeron ... San. AŞ'nin, uzman ekip anlaşmasının 18.maddesine aykırı şekilde edimini diğer davalı ... AŞ'ye devrettiğini, bu durumdan müvekkili yüklenicinin ve dava dışı ortağının bilgisi olmadığı gibi bu duruma muvafakatlerinin de bulunmadığını, bu durumdan dava dışı işçilerin açmış olduğu davalar sonucunda haberdar olduklarını ve dava dışı işçilere toplamda 300.648,79 TL ödemek zorunda kaldıklarını belirterek yapılan bu ödemelerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. 1-Dosyadaki "uzman ekip anlaşması" başlıklı sözleşme örneği incelendiğinde sözleşmenin yüklenici tarafını davacı ile birlikte dava dışı ...-...-... ... OFİSİ nin oluşturduğu, taşeron tarafını ise ... San. AŞ'nin oluşturduğu anlaşılmaktadır. Yani uzman ekip sözleşmesinin iş sahibi tarafında adi ortaklığın bulunduğu anlaşılmaktadır. Eldeki davanın ise bu sözleşmenin iş sahibi tarafını oluşturan adi ortaklardan sadece davacı ... San ve Tic AŞ tarafından açıldığı ve mahkemece de yargılamaya devamla davanın esastan sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Adi ortaklıkta, ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından salt adi ortaklık olarak husumet ehliyeti bulunmadığı gibi ortaklardan sadece birinin dava açma hak ve yetkisi mümkün bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla, adi ortaklık şeklinde yürütülen iş ve işlemlerden dolayı oluşacak olan uyuşmazlıklar sonunda açılacak olan davada, adi ortaklardan birinin dava açabilmesi için diğer ortağın muvafakat vermesi ya da birlikte dava açmaları gerekir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/2263 Esas, 2026/104 Karar sayılı ilamı) Somut olayda, yüklenici konsorsiyumun adi ortaklarından davacının tek başına dava açarak dava dışı işçilere ödemiş oldukları işçilik alacaklarının, bu alacaklardan davalı taşeronun sorumlu olduğunu belirterek rücuen tahsilini talep etmiş olduğu anlaşıldığından, konsorsiyumun diğer adi ortakları olan dava dışı ...-... ... 'nin davaya muvafakatlerinin sağlanması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, davacıya diğer ortakların muvafakatinin sağlanması için süre verilerek davaya muvafakatin sağlanması halinde işin esasına girilip bir karar verilmesi, konsorsiyumun diğer ortaklarının davaya muvafakat vermemeleri halinde ise davacının işbu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden ve taraf sıfatı itiraz niteliğinde olup, mahkemelerce resen gözetilmesi gerektiğinden bu sebeple dairemizce yapılan istinaf incelemesi sırasında da resen gözetilerek bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. 2-Yine, davacı yan, dava dilekçesinde taraflar arasındaki uzman ekip sözleşmesi uyarınca davalılardan sözleşmenin tarafını oluşturan ... San. AŞ'nin sözleşmeye aykırı şekilde davanın diğer tarafını oluşturan davalı ... AŞ'ye sözleşmedeki edimini devrettiğini, bu devre sözleşmenin iş sahibi tarafını oluşturan adi ortaklığın bilgi ve muvafakatinin bulunmadığını belirterek eldeki davayı açmış olduğunu belirtmiştir. Gerçekten taraflar arasındaki sözleşmenin, "işin devri ve taşeronluk" başlıklı 18.maddesinde Uzman ekibin bu anlaşma kapsamında taahhüt etmiş olduğu işlerin tamamını veya bir kısmını hiç bir şekilde üçüncü şahıslara devredemeyeceği, ve uzman ekibin, müteahhidin yazılı izni olmadan taşeronluk anlaşmasını müteahhide onaylatmadan işlerin tamamını veya bir kısmını taşeronlara veremeyeceği yönünde düzenleme getirilmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanlarından sözleşmenin yüklenici tarafını oluşturan adi ortaklığın, bu devre muvafakatinin bulunmadığı belirtildiğinden sözleşmeyi taşeron olarak davalı ... AŞ'ye devreden diğer davalı ... San AŞ'nin bu sebeple sözleşmenin diğer davalıya devri ile davacının da içinde bulunduğu adi ortaklığa karşı sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunun sona ermeyeceği, devre rağmen bu sözleşme kapsamında davacı adi ortaklığın, dava dışı işçilere ödemiş olduğu tüm işçilik alacaklarından adi ortaklığa karşı davalı ... San AŞ'nin sorumlu olacağı gözetilerek taraflar arasındaki husumetin gözetilerek, buna göre uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekirken, davalılar arasındaki devir nedeniyle, ve bu devre geçerli bir sonuç atfedilerek dava dışı işçilere ödenen alacaklardan, bu işçilerin davalılar nezdinde geçen çalışma süreleri gözetilerek her iki davalı yönünden ayrı ayrı kısmen kabul yönünde karar oluşturulması da taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olduğundan davacı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusu haklı görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4,a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde öncelikle taraf teşkilinin sağlanması konusunda davacı yana usulüne uygun şekilde süre verilmesinden sonra davanın dairemiz kararına uygun şekilde esastan sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE, 2-ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/05/2023 tarihli ve 2022/359 Esas 2023/344 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a.4-a.6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/370, K. 2026/960, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-370-e-2026-960-k-f6218a8f5952